Şunun için etiket arşivi: nefis yemek tarifleri

Yaz aylarında tam olgunlaşan incir yemeğe doyulmayan bir meyvedir. Çıtır çıtır çekirdekleri, enfes tadıyla adeta tüm kan şekerini dengeleyen incir reçel olarak da sofralara geliyor. Sizler de dallarından topladığınız incirlerden reçel yapmak istiyorsanız mutlaka hazırladığımız tarifi denemelisiniz.

Yazın severek yediğiniz meyvelerden reçel yaparak, kışın tüketebilirsiniz. Sabah kahvaltılarında, son kalan lokmaları tatlandıracak enfes incir reçelini evde yapmaya ne dersiniz? Sıcacık bir çay eşliğinde yanında bir dilim ekmeğe sürebileceğiniz incir reçelini mutlaka denemelisiniz. Masalarımızı güzelleştiren, damaklarımızı şenlendiren muhteşem incir reçeli tarifini yazımızda bulabilirsiniz. Püf noktalarıyla beraber hazırladığımız incir reçeli, ister kurusundan isterseniz tazelerden yapabilirsiniz. 

İNCİR REÇELİ TARİFİ:

MALZEMELER

1 kilogram taze incir
1 kilogram toz şeker
1 yemek kaşığı limon suyu

YAPILIŞI

İncirleri akşamdan güzelce yıkayarak, tencereye koyun. Üzerine toz şekeri koyarak bir gece boyunca bekletin.

Sabah erimiş olan şekerle beraber incirleri ocağa alın.

Kısık ateşte yaklaşık 30-35 dakika kadar pişirin.

Bir çorba kaşığı limon suyu eklenerek, şerbeti reçel kıvamına geldiğinde ocaktan alabilirsiniz.

Hazırlanan reçeli kuru ve temiz bir kavanoza koyarak ağzını sıkıca kapatın.

Afiyet olsun…

İNCİR REÇELİ YAPMANIN PÜF NOKTALARI

Reçel yapımında şeker oranına dikkat etmeli özellikle tatlı meyveler de şeker oranı ile eşdeğer olmalıdır.

Reçelini yaptığımız meyve kendi suyunu salması için 1 gece şeker ile bekletilmelidir.

Reçelin piştiğini anlamamız için reçelin suyundan bir çay kaşığı ile cam bir tabağa alın.
Eğer dağılmadan katı kalıyorsa olmuştur. Dağılıyor ise 3-5 dakika kadar daha pişirmeye devam edin.

Reçelleri uzun süre saklamamız için sıcakken temiz ve dezenfekte edilmiş kavanozlara alarak sıkıca ağızlarını kapatıp ters çevirin.

1 gece o şekilde bırakın ve sonra istediğiniz yerde saklayabilirsiniz.

İNCİR REÇELİ YAPMANIN PÜF NOKTALARI NELERDİR?

1 tatlı kaşığı incir reçeli yaklaşık olarak 10 kaloriye denk gelmektedir.

Türk mutfağının vazgeçilmez bir parçası olan pirinç, yemeklere göre kullanılan özelliği de değişiyor. Genellikle pirinç pilavın da ya iç pilavlarda kullanılan baldo pirinç bunlar arasında en çok sevilen ve en çok kullanılanıdır. Peki herkesin severek tükettiği baldo pirinç nedir? Baldo irinci diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir? Baldo pirincin 2019 fiyatları neler? öğrenmek için yazımızı inceleyebilirsiniz.

Baldo pirinç; en sık tüketilen tahıllar arasında yerini alan ve Türk yemeklerinde sıkça kullanılan bir pirinç türüdür. Dünyanın birçok noktasında çeşitli şekillerde lezzetlenen pirinç, nişasta oranı yüksek olması nedeniyle ölçülü tüketilmesi gereken bir besindir. Esmer, yasemin, basmati gibi türler arasında dikkat çeken baldo pirinç hemen hemen pek çok evde tüketilmektedir. Baldo pirinç, türlerine göre daha iri taneli bir pirinçtir. Kendine has bir kokusu olmayan bu pirinç mat renge sahiptir. Özellikle pilav yapımında kullanılan baldo pirinç, su çekme konusunda diğer türlere göre daha fazla su ister.Sulak ve ılıman bölgelerde yetişme koşulu arayan baldo pirinç özellikle de Marmara ve Ege’de yetişir. Karadeniz’in birçok şehrinde de baldo pirinç üretimi yapılmaktadır.

Baldo pirincin uygun ortamda saklanması daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Bu nedenle 18 derece sıcaklıkta kapalı ve serin yerde saklamanız önerilir.Sıcaktan koruduğunuz baldo pirinçler, uzun süre boyunca taze kalabilir.Kilo alımı endişesi içinde olanların baldo pirinç tüketmemesi daha sağlıklı bir karar olabilir.

BALDO PİRİNÇ KAÇ KALORİ

Yüksek oranda vitamin içeren baldo pirinç besin değeri ile dikkat çeker. A, B1, B2, B3, C vitaminlerini de barındırır. Baldo pirinç ölçülü tüketildiğinde sağlık için faydalı bir tahıl olmaktadır. Ölçüyü kaçırdığınızda sağlığınız için tehlikeli olmaktadır. Baldo pirinç kalorisi ise,100 gram baldo pirinç 350 kalori içermektedir.

MARKALARA GÖRE BALDO PİRİNÇ FİYATLARI

Baldo pirinç fiyatları 2018 yılına göre bir miktar daha zamlı şekilde dikkat çekiyor. Her sene değişen iklim ve hasat şartlarından dolayı etiket fiyatlarında farklılık yaşanabilir. 

1 kg Duru Baldo Pirinç: 14.99 TL
2.5 kg Migros Baldo Pirinç: 18.75 TL
Tarım Kredi Koop. Baldo Pirinç 2.5 kg: 28.79 TL
1 kg Yayla Baldo Pirinç: 14.15 TL
1 kg Öze Baldo Pirinç: 11.50 TL
1 kg Orvital Baldo Pirinç: 16.95 TL
1 kg Happy Sweet Baldo Pirinç: 9.90 TL
1 kg Noba Baldo Pirinç: 14.45 TL
1 kg Nevpa Baldo Pirinç: 15.95 TL

Güzelliklerle dolu ülkemizin en meşhur ve Kayseri ilimizin vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan mantı, adeta bir kaşığı kendine hayran bırakıyor. Yurt dışından gelen turistlerin odak noktası olan mantının ev yapımı olan tadı bir başka. Annelerimizin elinden çıkmış gibi lezzetli mantı yapmak istiyorsanız hazırladığımız habere göz atmalısınız. Mantı nasıl yapılır? Mantıyı buzlukta saklamanın püf noktaları nelerdir? Detaylar yazımızda.

Mantı,  çeşitli baharatlarla çeşnilendirilen kıymanın, küçük hamur parçalarının içine konulması ve bu hamur parçalarının suda haşlanması ile yapılan yemektir. Türk mutfağında meşhur olduğu kadar Orta Asya mutfaklarının da bir parçası olan mantı, hem doyurucu hem de lezzetiyle damaklarda iz bırakıyor. Osmanlı sultanlarının bize mirası olarak kalan mantı buharda, suda, yağda ya da fırında pişiriliyor. Haftanın beş günü Fatih Sultan Mehmed’in sabah sofrası için mantı pişirildiği bilinenler arasında. Peki bu kadar meşhur olan mantı evde nasıl yapılır? Evde mantı yaparken nelere dikkat etmelidir? Mantı çok olunca buzlukta nasıl saklanır?

MANTI TARİFİ:

MALZEMELER

3, 5 su bardağı un
1, 5 su bardağı ılık su
1 yumurta
1 çay kaşığı tuz

İçi için;

200 gram yağsız kıyma
1 adet soğan
Tuz, karabiber, pulbiber

YAPILIŞI

Öncelikle derin bir kabın içerisine unu alarak ortasını havuz şeklinde yapın. Daha sonra yavaş yavaş tuz ve yumurtayı koyup karıştırın. Hamurun durumuna göre uygun miktarda da yavaş yavaş su ilave etmeyi unutmayın.

Hazırladığımız hamurun sert olması bu adımda çok önemlidir. Hamuru hazırladıktan sonra 2 eşit parçaya bölün. Yarım saat kadar dinlenmesini sağlayın.

Bu sırada iç malzemeleri hazırlayabilirsiniz. Kıymayı bir kaba alıp, minik minik doğranmış soğanları üzerine ilave edin. Baharatları da ekledikten sonra elinizle yoğurun.

Dinlenen hamuru börekten biraz daha kalın olacak şekilde açın. Açılan hamuru eşit parçalar halinde kare kare kesin.

Kare kare parçalara böldükten sonra hazırladığınız iç harcı karelerin orta kısmına yerleştirip, 4 ucu birbirine gelecek şekilde katlayın.

Geniş bir tepsiye un serpip hazır hale gelen mantıları içine atın. Tüm hamur için aynı işlemi yapıp bitirdikten buz dolabının dondurucu kısmında bir süre bekletin.

Yaklaşık yarım saat sonra buz dolabı poşetine koyarak derin dondurucuda uzun süre saklayabilirsiniz.

İstediğiniz zaman kaynayan suyun içine atarak pişirebilirsiniz.

Afiyet olsun…

MANTI YAPMANIN PÜF NOKTALARI NELERDİR?

Mantı hamuru, rahat şekil verebilmeniz için sert yapıda olmalıdır. Hazırladığınız hamur bezelerini, unlanmış mutfak tezgahı üzerinde açın.Haşlama esnasında açılmaması için; mantıları sıkı bir şekilde kapatın.

Hamura ekleyeceğiniz unu azar azar kıvamına göre ilave edin. Piyasada satılan unların sertlik derecesi farklı olduğu için kıvamına gelmesi için eklemeniz gereken un miktarı değişebilir.

Mantı harcına koyulan soğan kesinlikle rendelenmemelidir. (soğan suyu mantı tadını bozuyor). Soğanlar bıçak yardımıyla çok küçük olacak şekilde kesilmelidir.

Yaz aylarında yapılabilecek en keyifli etkinlik pikniktir. Kışın içi ısıtan, yazın doğa ile buluşturan piknikler lezzetli sofralara imza atar. Önceden yapılan hazırlıklar da tamamlandığında pikniğin tadına doyum olmaz. Kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası olan piknikte ne yenir? Mangalın yanına yapılabilecek tarifler bugünkü yazımızda.

Tüm hafta çalışıp tatil gününüzde temiz hava almak, kafa dinlemek ve ailenizle güzel bir vakit geçirmek için kesinlikle piknik ideal bir tercih olacaktır. Bahar aylarından sonra daha sık yapılan bir sosyal etkinlik olarak kültürümüzde yer alan piknikte mangal olmazsa olmazdır. Afiyetle kurulacak piknik sofrası için akıllarda bir soru oluşur: Piknikte neler yenir? Evden götürebileceğiniz yemekler neler olabilir? Bir gece öncesinden sarmanızı sardıysanız, siz pikniğe hazır sayılırsınız. Şimdi sizlere etler pişene kadar atıştırabileceğiniz, piknik masasında gördüğünüzde adeta temiz havayla buluşunca iştah açan tarifleri bir araya getirdik. Sabahın ilk ışıklarında başlayan piknikte kahvaltıdan akşam yemeğine kadar ne yenir sorularını ortadan kaldıracak muhteşem tarifimiz var. 

SİGARA BÖREĞİ

Pikniklerin olmazsa olmazı pratik sigara böreği, oksijenle buluşup da iştahı açılan kişileri doyuracak bir lezzet.Kısa süre içinde sarabileceğiniz, içine ne eklerseniz koyabileceğiniz sigara böreği piknik masanızın anında tükenen yemeği olabilir. Eğer önceden sarıp dondurucuya attığınız sigara börekleri varsa, pikniğe bir an önce başlayabilirsiniz.

SİGARA BÖREĞİNİN TARİFİ İÇİN TIKLAYIN: SİGARA BÖREĞİ TARİFİ

PATATES SALATASI

Patates salatası piknikte nasıl hazırlanır diye merak mı ediyorsunuz? Közlerin içine attığınız patatesler ile nefis bir salata hazırlayacağınızı unutmayınız. Dilediğiniz sebzelerle karıştırdığınız patatesleri salata tabağına afiyetle aktarabilirsiniz. Programlı bir piknik yapacaksanız, evden çıkmadan patatesleri haşlamak size zaman kazandırabilir.

PATATES SALATASI TARİFİ İÇİN TIKLAYIN: PATATES SALATASI TARİFİ

DEREOTLU POĞAÇA

Piknik sezonunu açtıysanız, evde bir şeyler hazırlayıp artık havanın tadını çıkarmalısınız. Hem doyurucu hem de kolay olsun diyenler için dereotlu poğaça tariflerimiz, pikniklerin en sevilen atıştırmalığı olacak. Mayalanma derdi olmadan, dakikalar içinde poğaça kokusu almak için siz de piknik menünüze dereotlu poğaçayı ekleyebilirsiniz.

DEREOTLU POĞAÇA TARİFİ İÇİN TIKLAYIN: DEREOTLU POĞAÇA TARİFİ

KISIR

Piknikte hep et mi yiyeceğiz diye yakınanlar için nefis bir piknik lezzeti daha önerelim. Kısır, günlerin ve pikniklerin iştahla yenen bir üyesi. Börekli, pastalı piknik anlarında olmazsa olmaz dediğiniz kısır siz ne zaman yemek isterseniz tabağınızda olacak. Semaverde çay da demleniyorsa keyfinize diyecek yok.

KISIR TARİFİ

YAPRAK SARMA

Yaprak sarması kalabalık pikniklerin parmak yedirten bir lezzeti. Önceden planlanan piknikler için akşamdan sarmaya başladığınız yaprak sarmalar, piknik sofrasında görenlerin iştahını açacak. Izgarada pişen etlerin kokusuyla mest olurken tabaklardaki sarma ile anlık açlığınızı giderebilirsiniz.

YAPRAK SARMA TARİFİ

Özellikle yaz aylarında ana yemekler yerine kızartmalar, yoğurtlu sebzeler daha fazla tüketilir. Patlıcan kızartması da bu yemekler arasından en sevilenidir. Ancak yağ çekmeden patlıcan kızartmak biraz marifet ister. Peki evde muhteşem bir patlıcan kızartması yapmak için neler yapılır? Yağ çekmeden patlıcanlar nasıl kızartılır? Püf noktalarıyla beraber haberimizde bulabilirsiniz.

Patlıcan; günün her saatine yakışan ister piknikte isterseniz en özel misafirlere bile hazırlayabileceğiniz enfes bir besindir. Özellikle doyurucu özelliğinden dolayı vejetaryenler tarafından tercih edilen patlıcan, A vitamini deposudur. Aynı zamanda C,E ve K vitaminleri içermektedir. Ayrıca, potasyum, magnezyum, sodyum açısıdan çok zengindir. Mutfakta çok yaygın olarak kullanılan patlıcan, en çok da kızartma olarak sofralarda yerini alır. Patlıcan kızartırken yaşanan en büyük sorunlardan biri aşırı yağ çekmesidir. Peki yağ çekmeden patlıcan nasıl kızartılır?

PATLICAN KIZARTMASI TARİFİ:

MALZEMELER

2 adet uzun patlıcan

Sosu için;

2 adet yumurta
3 yemek kaşığı un
1 çay bardağı süt
1 çay kaşığı dolusu kabartma tozu
1 fiske karbonat
1 çay kaşığı tuz

Kızartmak için;

Sıvı yağ

YAPILIŞI

Patlıcanları yıkayarak alaca bir şekilde soyun. Daha sonra orta kalınlıkta isterseniz uzun uzun isterseniz de halka şeklinde doğrayın. Tuzlu suyun içerisine koyarak bekletin.

Ardından derin bir kaseye yumurtaları unu tuzu kabartma tozunu ve karbonatı koyup pürüzsüz olacak şekilde tel çırpıcıyla iyice çırpın. Üzerine sütü ilave edip tekrar çırpın.

Tavaya sıvı yağı koyup kızdırın. Patlıcan dilimlerini sosa bulayarak, kızgın yağda ve orta ateşte arkalı önlü güzelce kızartın.

Havlu kağıt serilmiş tabağa alıp fazla yağını çektirin. Hepsini kızarttıktan sonra sarımsaklı yoğurtla sıcak sıcak servis edebilirsiniz.

YAĞ ÇEKMEDEN PATLICANLARI KIZARTMANIN PÜF NOKTALARI

Öncelikle patlıcanlarınızı güzelce yıkayarak işe başlayın. Patlıcanı alacalı soyarak kızartmak hem lezzet açısından önemli hem de patlıcanın kızartma süresini kısaltıyor. Alacalı bir şekilde soyduğunuz patlıcanları bütün halde bol tuzlu soğuk suyun içerisinde bekletin. İlk siyah acı suyu bu şekilde çıkacaktır. Ardından soğuk ve tuzlu bu suyu boşaltın, patlıcanlarınızı dilediğiniz şekilde doğrayın. Yeniden bol tuzlu ve soğuk bir su hazırlayıp patlıcan dilimlerini içerisine koyun.

Suyun rengi değişene kadar içerisinde bekletin. Soğuk ve bol tuzlu bir suyun içerisinde bekleyen patlıcanlar daha az yağ çekecektir. Bu sırada bir tavanın içerisine sıvı yağınızı ilave edin. Bu aşamada zeytinyağı kullanırsanız patlıcanlarınız daha az yağ çekecektir. Bu yağın içerisine 1 çay kaşığı kadar sirke ilave edin. Sirkeyi yağ kızmadan henüz ocağın üzerine koymadan eklemeniz önemli.

Bu şekilde patlıcanlarınızın yağ çekmesini engellemiş olursunuz. Patlıcanları sudan çıkarın ve kağıt havlunun üzerinde tüm sularından arındırın, kurulayın. Üzerine tuz ilave edin. Yağ kızınca kuruladığınız ve tuzladığınız patlıcanları yağa atın ve kızartın. Orta ateşte ya da yüksek ateşte kızartmaya özen gösterin. Kısık ateşte yağ çekecektir. Bu nedenle ateşin seviyesine çok dikkat edin.

Pişen patlıcanlarınızı kevgir yardımıyla ocaktan alın ve kağıt havlu serili bir tabağın üzerine alın. 

Afiyet olsun…

Düşük kalorisi olması ve pratikliğiyle çok sevilen bamya, lif oranı yüksek bir besindir. Vücuda sağladığı besinlerle uzmanlar tarafından hafta da 1 kez mutlaka tüketilmesi gerektiği söylenilen bamya nasıl pişirilir? Bamya basıl temizlenir? Bamya pişirmenin püf noktaları nelerdir? sizlerle paylaşıyoruz.

Bamya, tazeyken çabuk bozulabilen bir sebze olduğundan hızlı tüketilmelidir. Çok fazla sevilen bir sebze olmasa da tutkunları olan bamya, Güney Asya ve Batı Afrika’da bolca yetişiyor. Yaklaşık olarak 18 cm civarındaki uzunluğuna ulaşan bamya bitkisinin içeriğinde çok sayıda çekirdek bulunmaktadır. Bazı türlerinin ise sadece 1-2 cm olduğu bilinmektedir. Dünya üzerinde pek çok ülkede çok tercih edilen bitkiler arasında yer alır ve Asya ülkelerinde sağlık amaçlı kullanımlarda da tercih edildiği bilinir. Bamya sebzesi, bilinen diğer isimlerinin arasında en çok bayan parmağı ve gombo isimleriyle anılır.

En bilinen bamya türleri Bornova bamya, Balıkesir bamya, Sultani bamya ve Amasya bamya olarak karşımıza çıkar. Kurutmalık, konservelik ve yemeklik olarak da bir ayrıma varıldığı görülür. Bazı bölgelerde bamya ağacı denilen, soğuğa dayanıklı, saksıda bile yetişebilen bir türü de bulunur.

BAMYANIN FAYDALARI NELERDİR? Öğrenmek için tıklayabilirsiniz…

BAMYA NASIL TEMİZLENİR? BAMYA NASIL YIKANIR?

Bamyayı buzdolabına kaldırmadan önce değil, pişirmeden hemen önce akan suyun altında iyice yıkamak gerekir. Yıkanan bamyalar suyunun süzülmesi için bekletilir ve bamya bıçağı yardımıyla temizlenmeye başlanır. Bamya temizleme işlemi, diğer sebzelere kıyasla daha uğraştırıcıdır. Bu işlemi daha kolay hale getirmek için bamya soyacağı, bamya açacağı veya bamya kalemtraşı adı verilen aparatlardan faydalanılabilir.

Bamyalar uzun süre bekletildiğinde kararmaya başlayacağı için pişirme işleminin hemen öncesinde ayıklanmalıdır. Pişirme hazırlığı esnasında da ayıklanmış bamyalar limonlu soğuk suda bekletilmelidir. Eğer kış mevsiminde tüketilmek üzere saklanmak isteniyorsa, bir an önce saklama koşullarına uygun hale getirilmelidir.

Bamyaların tepesinde bulunan sert kısım, kenarlardan içe doğru koni biçiminde kesilerek tüylü gövdesinden ayrılır. Ancak bu kesme işlemi sırasında bamyanın tepe kısmını tamamen keserek ayırmamaya dikkat edilmelidir. Aksi takdirde gövdesinden tamamen ayrılan tepe kısmı, bamyanın yapışkan sıvı salmasına sebep olur. Konik şekilde kesilerek bamya ayıklama işlemi tamamlandıktan sonra, önceden hazırlanan limonlu su içerisinde 5 dakika kadar bekletilip süzülür ve ardından pişirme işlemine geçilebilir.

BAMYA NASIL PİŞİRİLİR?

Bamya yemeği ister etli, ister zeytinyağlı olarak pişirilebilir. Zeytinyağlı bamya yemeği yapmak için öncelikle bamyalar ayıklanır, limonlu suda bekletilir. Daha sonra kabuğu soyulan 1 adet kuru soğan ve 3 adet iri domates küçük küpler halinde doğranır. Uygun bir tencerenin içerisine 5 yemek kaşığı kadar zeytinyağı, 1/2 (yarım) yemek kaşığı salça ve doğranmış atılarak, soğanlar hafif pembeleşene kadar kavrulur. Soğanlar renk değiştirmeye başladığında küp küp doğranmış olan domatesler tencereye ilave edilir. Kısa bir karıştırma sonrasında tencerenin kapağı kapatılıp domateslerin pişmesi beklenir. Domatesler erimeye başladığında bamyalar da tencerenin içerisine ilave edilir. Bamyaların kırılıp sümüksü sıvının açığa çıkmasına sebep olmadan yavaşça karıştırılıp 2 çay kaşığı tuz, 1/2 (yarım) adet limonun suyu,1 küp kesme şeker ve 1,5 su bardağı sıcak su eklenerek pişmeye bırakılır.

BAMYA NASIL SAKLANIR?

Soğuk kış mevsimlerinde de canınız çektiğinde bamya yemeği yapabilmeniz için bamyalarınızı derin dondurucuda saklayabilirsiniz.

Bamya dondurucuya nasıl konulur konusuna değinelim. Bamyalar öncelikle yıkanıp ayıklanır ve tencerede su kaynatıp içerisine toz şeker, tuz ve limon tuzu ekleyip ardından bamyalar da ilave edilerek haşlanır. Haşlanan bamyaların üzerine domatesler doğranarak ilave edilir ve buzdolabı poşetlerine koyularak dondurucuya yerleştirilir.

BAMYANIN KALORİSİ NEDİR? BAMYA BESİN DEĞERİ

Pişmiş bir porsiyon bamya yemeğinde yaklaşık 40 kalori mevcuttur. Kalori dağılımı ise %43 yağ, %42 karbonhidrat ve %16 protein şeklindedir. Görüldüğü gibi bamya protein açısından da besin değeri yüksek bir sebzedir.

Dışarıda yediğiniz küt böreği yıllardır Türk mutfağında yer edinen ve birçok börekçinin gelir kapısı haline getirdiği bir lezzettir. Klasik böreklerin dışında pudra şekeriyle efsane olan küt böreğinin ev yapımı tarifini sizlerle paylaşıyoruz. Peki evde orjinal küt böreği nasıl yapılır? Küt böreğinin içerisinde ne var? İşte tarifi…

İştah açıcı görüntüsüyle birçok kişinin severek yediği tel tel onlarca kattan oluşan altın sarısı küt böreği adeta hem şeker ihtiyacını hem de tuzlu ihtiyacını gideren bir lezzettir. Birçok kişinin kürt böreği olarak andığı küt böreği şekil itibariyle diğer böreklerden farklıdır. Kimine göre kat kat olduğu için; kimine göre ise, küt küt kesildiği için ismine küt böreği adı verilmiştir. Hata bazı kişiler yerken çıkardığı kütür kütür seslerden dolayı küt böreği dendiğini iddia eder. İster küt böreği istenirse kürt densin muhteşem görüntüsü, iştah açıcı kokusu ve eşsiz lezzetiyle birçok kişinin severek tükettiği börek. Peki bu lezzetli böreği evde pişirmeye ne dersiniz? Gelin birlikte evde küt böreği yapalım…

KÜT BÖREĞİ TARİFİ:

MALZEMELER

1 kilo un
1 yemek kaşığı tuz
3-3, 5 su bardağı su

Aralar için;

100 gram tereyağ
Yarım çay bardağı sıvı yağ

Üzeri için;

Bol pudra şeker

YAPILIŞI

Bir karıştırma kabının içerisine unu eleyin. Daha sona su ve tuzu ekleyerek pürüzsüz olana kadar yoğurun.

Ardından ele yapışmayacak kıvamda olan hamurdan 6 eşit parçaya ayırın.

Hamurları merdane ile servis tabağı büyüklüğünde açın.  Eritilmiş ve ılınmış olan yağı, küçük bir tepsinin içerisine sürün. 

Açılan hamurlardan biri tepsinin içerisine yerleştirin. Tekrardan üzerini yağlayın.

Kalan hamurları da servis tabağı büyüklüğünde açıp, yağlayarak üst üste dizin.

30 dakika boyunca hamurları dinlendirin.

Süre sonunda hamurun açılacağı tezgah sıvı yağ ile yağlayın. Hamurlardan bir tanesini tezgahın üzerine alın.

Elinizle köşelerden açabildiğiniz kadar açın. Hamur 4 köseden katlanarak pişirilecek olan fırın tepsisi boyutuna getirin.

Hamuru yağlanmış fırın tepsisine alın. Diğer hamurlara da aynı işlemi uygulayarak üst üste dizin.

Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında altı üstü kızarana kadar 30 dakika kadar pişirin.

Fırından çıkarılıp, 5-10 dakika ilk sıcaklığı gittikten sonra pudra şekeriyle servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun…

Son zamanların en çok aranılan tariflerinden biri olan gelin pastası, yumuşacık ve enfes bir lezzete sahip. Pratik yapımıyla çok sevilen gelin pastası şık sunumuyla da çok beğeneceğiniz bir tarif. Sizde evinizde gelin pastasını denemek istiyorsanız mutlaka yazımıza göz atmalısınız.

İsmini bembeyaz oluşundan alan gelin pastası, çay saatlerinizin vazgeçilmezi olacak. Harika bir şekilde kabaran bu tarif, sütlü olmasıyla da oldukça hafif. Kalabalık misafirlerinize, kadın günlerinde hatta çat kabı gelen misafirlere bile ikram edebileceğiniz gelin pastası tatlısı ortaya çıkan enfes görünüm, yemekte sadece lezzete değil sunuma önem verenleri de çok mutlu edecek. Son zamanların en çok yapılan ve en çok aranan tariflerinden biri olan gelin pastasının adım adım yapılışı yazımızda bulabilirsiniz.

GELİN PASTASI TARİFİ:

MALZEMELER

4 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Islatmak için;

2,5 su bardağı soğuk süt

Muhallebisi için;

1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı un
2,5 yemek kaşığı nişasta
1 paket krem şanti

Üzeri için;

3-4 yemek kaşığı kaşığı hindistan cevizi
50 gram fındık içi

YAPILIŞI

Tarife önce keki hazırlayarak başlayın. Bir kabın içerisinde şeker ve yumurtaları köpürene kadar çırpın. Daha sonra içerisine un, kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek ekleyin. Mikser yardımıyla 4-5 dakika çırpın.

Keki ısıya dayanıklı kare bir kabın içerisini yağlayarak dökün. Ardından 170 derece önceden ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişirin.

Kek piştikten sonra mutlaka soğuması için bir kenara alın. Kek tamamen soğuduktan sonra sütü üzerine dökün ve çekmesi için 20 dakika kadar bekletin.

Kek hazır hale geldikten sonra muhallebiyi hazırlayabilirsiniz. Süt, şeker, un ve nişastayı tencereye alın, çırpma teliyle hızlıca karıştırın.

Ocağın altını açın ve kaynaya kadar karıştırın. Kıvam alan muhallebinin altını kapatın.

Muhallebi ılık hale getirdikten sonra içerisine toz halde olan krem şantiyi ekleyin. 

Mikserle 4 dakika çırptıktan sonra kekin üzerine güzelce yayın.

Üzerine streç film geçirdikten sonra buzdolabında bir gece boyunca bekletin.

Hazır hale gelen tatlının üzerine  bolca hindistan ceviziyle kaplayın. Dilimleyin ve kırık fındıkla süsleyerek servis edin.

Afiyet olsun…

Türk mutfağının en leziz ve vazgeçilmezleri arasında yer alan dereotlu poğaça çay saatlerine eşlik eden en doyurucu tariftir. Sadece bir tanesi bile doyurucu özelliği taşıyan dereotlu poğaçanın enfes ve pratik tarifi bugünkü yazımızda ele aldık. Ev yapımı dereotlu poğaça yazımızda.

Çay ve poğaça muhteşem bir ikilidir. Peki, daha önce dereotlu poğaça denediniz mi? Kahvaltıda en çok tercih edilen poğaça türü genellikle dereotlu poğaça oluyor! Dereotlu poğaçayı evde kendi ellerinizle yapmanız mümkün. Hem çok zor bayatlayan hem de uzun zaman yumuşaklığını koruyan dereotlu poğaça, aynı anda maya ve kabartma tozunun kullanılması bu durumu sağlar. Peynirli dereotlu poğaça şeklinde hazırlayabilirsiniz. Peynir ya da patates çok çok yakışacaktır. Bu poğaçaya aynı zamanda pastane poğaçası da denilir. Tek başına çay eşliğinde bir kahvaltıya bile yetecek kadar doyurucu bu yumuşacık dereotlu poğaçaları mutlaka siz de denemelisiniz. Peki dereotlu poğaça nasıl yapılır?

DEREOTLU POĞAÇA TARİFİ:

MALZEMELER

2 adet yumurta
1/2 su bardağı eritilmiş tereyağ
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
2 su bardağı un
1 adet kabartma tozu
1 tutam dereotu
1 kase beyaz peynir
1 tatlı kaşığı tuz

YAPILIŞI

İlk olarak fırını 160 derecede ısıtın. 

Bir kaba eritilmiş tereyağ, sıvı yağ, yoğurt, yumurtanın biri ve ikincinin beyazı, tuzu koyun ve yoğurun. Daha sonra dereotunu ilave ederek karıştırın. 

Unu üzerine ekleyerek yumuşak bir kıvama gelene kadar yoğurun. Hazırladığınız hamuru küçük küçük parçalara ayırıp ve açarak içine ezmiş olduğunuz peynir harcını koyup hamuru kapatın. 

Hamurların üzerine yumurta sarısını sürün ve fırına verin. Kızarmaya başladıktan sonra fırından çıkartın.

İsterseniz sıcak isterseniz de soğuk bir şekilde servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun…