Şunun için etiket arşivi: Anne Çocuk

Ebevynlerin doğacak çocukları için isim araştırması yaparken karşılaştıkları Maysa ismi Google’da en çok tıklananlar arasına yerleşti. Dünyaya gelen kız çocuklarına verilen Maysa isminin anlamı ve hangi dilde olduğu da araştırılan konular arasında. Bugünkü yazımızda Maysa isminin anlamı nedir ve maysa ne demek? sorularının yanıtını bulabilirsiniz.

Fox TV ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Zuhal Topal’la Yemekteyiz programında haftanın konukları belli oldu. Yarışmacılar arasında yer alan  Maysa’nın kim olduğu merak ediliyor. Maysa Hudaykulyyeva Kaya bu hafta ilk gün yarıştı. İddialı olan yarışmacının hayatı araştırılıyor. 

MAYSA NE DEMEK?

Maysa her ne kadar kökeni Türkçeden gelse bile değişik diller üzerinden de farklı anlamlara gelmektedir.

– Yazın açan çiçek (Türkmen dilinde)

– Gururlu yürüyüş (Arapça)

– Zarif (Arapça)

Etkileyici anlamları ile beraber bir kız çocuğu için verilecek en güzel isimlerden biridir. Bu isim için kullanılan hangi anlamı beğendiyseniz ona uygun şekilde çocuğunuza bu adı verebilirsiniz. Üstelik tek başına kullanılabilecek olan bu isim eğer doğru isim bulunursa bir arada da değerlendirilebilir.

Her dilde güzel bir anlamı bulunan Maysa ismi son zamanlarda internetten en sık araştırılan adlardan biridir. Aynı zamanda telaffuzu ve okunuşu üzerinden de beğeni toplayan bu isim, zarif ve naif bir anlamı ile karakteristik özellik taşımaktadır.

Hemen hemen herkesin çocukluk döneminde severek uyguladığı patates baskısının bir diğer çeşidi olan biber baskısı da oldukça eğlenceli bir etkinliktir. Peki, biber baskısı çocuklarla beraber nasıl yapılır? Çocuklarla tişörte baskı nasıl yapılır? Şekilli patates baskısı nasıl yapılır? Çocuklar için okul öncesi patates baskı çalışması…

Ailecek evde olduğunuz günlerde çocuğunuzla beraber verimli ve kaliteli zaman geçirmek istiyorsanız, çocuğunuzun eğlenmesini sağlayacak etkili çalışmalara göz atabilirsiniz! Bu çalışmalar arasında başı çeken en eğlenceli uygulamalardan birisi de hepimizin çocukluğunda yaptığı patates baskılarıdır. Yapımı hem çok kolay hem de eğlenceli olan patates ile evde çeşitli etkinlikler düzenleyebilir, keyif dolu zaman geçirebilirsiniz. Ana malzeme olarak kullanacağınız patatesi dilerseniz tişörte baskı olarak dilerseniz de kağıt üzerinde resim boyama olarak tercih edebilirsiniz. Çocuğunuzun yaparken öğreneceği aynı zamanda da hayal dünyasının gelişmesine yardımcı olacak patates baskısı etkinliğinin nasıl yapıldığını sizler için anlattık. Okul öncesi dönemdeki çocuğunuzla yapabileceğiniz en keyifli patates baskısı çalışmasını haberin detaylarında bulabilirsiniz! İşte çocuklar için patates baskı çalışmaları…

PATATES BASKI NASIL YAPILIR? ÇOCUKLARA PATATES BASKI ETKİNLİĞİ:

Patatesi eşit şekilde ortadan ayırıp kesilen patatesin düz zeminine geometrik şekiller, çeşitli desenler, hayvan figürleri ya da doğadan resimler çizilir. Evde kurabiye kalıplarından yardım alarak daha kolay çizim yapabileceğiniz bir gerçektir. Kalıbı patatesin üstüne bastırarak şekli ortaya çıkartın.

Kalıp dışındaki yeri keserek derinlik elde edin. Ardından boyama işlemine geçilerek fırça ya da sünger ile boyayın. Son işlem olarak temiz kağıda patatesin baskısı yapılır.

TİŞÖRTE BASKI NASIL YAPILIR? ÇOCUKLAR İÇİN BİBER BASKISI ETKİNLİĞİ

Hafta sonunu çocuğunuzla beraber verimli bir şekilde geçirmek istiyorsanız, uygularken hem eğlenebileceği hem de öğrenebileceği biber baskısını yapmaya ne dersiniz? İşte ‘patates’ baskısına alternatif biber baskısı oyunu…

BİBER BASKISIYLA TİŞÖRT TASARLAMA

Öncelikle yapmanız gereken ilk şey, bir ya da birden fazla beyaz tişört satın almak olacaktır. Ardından dolmalık biberleri, çocuğunuzun eline alabileceği boyutta enine doğru kesin. Kestiğiniz biberleri dilediğiniz renkteki boyalara sokup çıkartarak tişörte bastırın. İşte bu kadar!

Mayıs ayının ikinci Pazar gününde kutlanan “Anneler Günü” ilk olarak nasıl ortaya çıktı biliyor muydunuz? İşte hepimizin baş tacı olan annelerin, bu özel gününün ortaya çıkışı…

Her sene gelenekselleştirdiğimiz Anneler günü, anneleri özel hissettiren bir gündür. Dünyanın çeşitli yerlerinde kutlanan anneler gününde, anneler hoşnut edilir ve onlara hediyeler alınır. Bu geleneği ilk kez Antik yunanlar, tanrıçanın annesi olarak gördükleri Rhea‘ya düzenledikleri festivalle kutlamaya başladılar. ABD’de Anna Jarvis vefat ettiği annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914’te Kongre’nin onay vermesiyle ABD çapında yayıldı.

ANNELER GÜNÜ İLK NASIL ORTAYA ÇIKTI? ANNELER GÜNÜ NEDEN KUTLANIYOR? ANNELER GÜNÜ İÇİN İLK RESMİ AÇIKLAMA

1907 yılında Ana Jarvis isminde bir kadın, Ulusal bir Anneler Günü için kampanya başlattı. Jarvis ve destekçileri Anneler Gününün kutlanması için dilekçe yazdılar.

Dilekçelere 1911’de olumlu dönüş yapıldı ve her yerde Anneler günü kutlanmaya başladı. Woodrow Wilson, 1914’te resmi olarak Anneler Günü’nü ulusal tatil ilan etti. Böylelikle de Anneler Günü, her yıl mayısın ikinci pazarında kutlanmaya başlandı.

TÜRK ANNELERİN HEDİYELERE BAKIŞ AÇISI…

Yapılan araştırmalardan elde edinilen bulgulara göre Türk anneler, Anneler Günü hediyesi için fiyatın pahalılığına bakmıyor. Annelerin yüzde 60’ı hediye için tek bir çiçekten fazlasının alınmasının gerekli olmadığını dile getiriyor. Çocuklarından elektronik ev eşyası ya da kişisel bakım ürünü almasını bekleyenlerin ise arasında fark yok. Her iki tür annelerin beklentisi yüzde 8.

Araştırmalarda anneler, çocuklara sağladıkları katkı, şefkat ve yaklaşımlara göre 4 şekilde sınıflandırılmış.

Her 100 annenin 27’si yumuşak, 23’ü tatlı-sert, 21’i mükemmelliyetçi,11’i ise tutarlı olarak gözlemleniyor.

ANNELER GÜNÜNE ÖZEL HABERLERİMİZ…

TIKLA OKU: ANNELERİN HAKKI NEDEN ÖDENMEZ? ANNE-BABAYA KARŞI VAZİFELER

Türk ve Çinli anne-babaların, karantina sürecinde çocuklarıyla yaşadıkları deneyimlere yönelik yapılan çalışmada çıkan sonuç şaşırttı. Ailelerin, çocuklarının bugüne kadar hayatlarının içinde olmadığını fark ettikleri ve karantina sonrasında çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmek istedikleri öğrenildi.

Profesyonel bir şekilde çalışan Türk ve Çinli ebeveynlerin, karantina günlerinde çocuklarıyla yaşadıkları deneyimlerle ilgili yapılan çalışmada, çocuklarıyla ilk kez bu kadar uzun süre zaman geçirme imkânı olan ailelerin, çocuklarının bugüne kadar yaşamlarının merkezinde olmadığını fark ettikleri ortaya çıktı.

İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Toran’ın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen çalışmanın Türkiye kısmında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ramazan Sak ile Doç. Dr. İkbal Tuba Şahin Sak görev alırken, Çin ayağında da University College London’dan Dr. Yuwei Xu ve East China Normal University’den Dr. Yun Yu yer aldı.

Yaş aralığı 32 ile 45 aralığında olan gönüllü 13 Türk ebeveyn ile 11 Çinli ebeveynin  3 ile 6 yaş aralığındaki çocuklarıyla online görüşmeler sonucunda ilginç verilere ulaşıldı.

Çalışmanın sonucunda çalışan Türk ve Çinli ebeveynlerin çocuklarıyla ilk kez bu kadar uzun süre aynı evde yaşadıklarını söyleyen Toran, “Ebeveynler, çocuklarıyla ilişkilerinde olumlu ve olumsuz değişiklikler yaşadıklarını dile getirdiler. Olumlu yönünden bakıldığında; hem Türk hem de Çinli ebeveynlerin çocuklarını yeniden tanımaya başladıklarını, çocuklarıyla nasıl ilgileneceklerine yönelik beceriler geliştirdiklerini, çocuklarıyla oyun oynamayı öğrendiklerini belirttiler. Ebeveynlerin çocuklarıyla olan ilişkilerindeki olumsuz değişimlere bakıldığında ise bunun da hem Türk hem de Çinli ebeveynlerde ortak olduğu gözlemlendi. Bu sürecin kendileri için oldukça yorucu olduğunu, çocuklarıyla ciddi disiplin sorunları yaşadıklarını, çocukların beklentilerini karşılayamadıklarını dile getiren ebeveynlerin, yetersizlik duygusuna kapıldıklarını söylemeleri de dikkat çekici bir diğer nokta.” diye konuştu. 

Karantinanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini gösteren çalışmada Doç. Dr. Mehmet Toran, “Ebeveynlerin gözlemlerine göre hem Türk hem de Çinli çocukların bu süreçte evde bulunmaktan sıkıldığı, hırçınlaştığı, salgın karşısında çok kaygılandıkları, ebeveynlerine aşırı bağımlı hale geldikleri ve evde yapılan aktivitelere odaklanamadıkları sonucuna ulaşıldı. Bunun dışında çocukların uyku ve beslenme düzenlerinde de değişiklikler olduğu gibi aşırı düzeyde TV, tablet karşısında zaman geçirmek istedikleri de yine ebeveynlerin gözlemleri sonucunda ulaşılan veriler arasında yer alıyor.” dedi.

Tatil günlerinde evde çocuğunuzla keyifli vakit geçirmek için yapabilecekleriniz aktiviteleri ve ailecek izleyebileceğiniz en güzel animasyon filmlerini sizler için bir araya getirdik. En güzel çocuk animasyonları hangileri? Evde çocuklarla ne yapılabilir? Sömestr tatilinde ne yapılır? İşte çocuklarla verimli bir zaman geçirmenin yolları…

Özellikle de kış aylarında soğuk havalardan dolayı ev içerisine hapsolan çocuklar, dışarıda kendilerini bahçeye atamayacakları için bir zamandan sonra evde sıkılmaya başlayacaklardır. Hem can sıkıntısını gidermek hem de evde geçen bu boş vakitleri değerlendirmek açısından siz ebeveynlere büyük görev düşüyor. Büyüme çağındaki bir çocuğun gelişiminde önemli bir yere sahip olan oyun, çocuğun hayal dünyasını zenginleştirmesinin yanı sıra sosyalleşmesini de sağlar.  Bu nedenle evde sadece vakit geçirmek için değil aynı zamanda gelişimini desteklemek için faydalı aktivitelere yönelmekte fayda var. Peki çocuklarla boş vakitler en güzel nasıl değerlendirilebilir? Evde çocuklarla neler yapılabilir? Tatil günlerini evde dolu dolu geçirmenize yardımcı olacak bazı püf noktalar…

EVDE ÇOCUKLARLA NE YAPILABİLİR? TATİL GÜNLERİNİ DEĞERLENDİRMENİN EN KEYİFLİ YOLLARI

1- En basitinden yediğiniz bir meyvenin tohumunun nasıl oluştuğu hakkında çocuğunuzla konuşabilirsiniz. Beraber araştırmalar yapıp, tohumların fotoğrafını bulup meyve resimlerinin altına yapıştırıp meyve panosu oluşturabilirsiniz.

2- Çocuğunuzun kelime dağarcığını genişletmek için küçük yaşlardan itibaren kitap okutma alışkanlığını sevdirerek kazandırmalısınız.

3- Çocuğunuza eğitici şarkılar dinleterek, okul dönemine hazırlık yapabilirsiniz.

4- Can sıkıntısını gidermek adına çocuğunuzla birlikte “Yönerge oyunları” oynayın. ”Bana masadaki kalemi getirir misin?”, “Oyuncağının yanındaki kutuyu uzatır mısın?”, “Odandan çekmecenin üstündeki kitabı getirir misin?” gibi kuracağınız cümleler mekan-nesne ilişkisini kavramayı kolaylaştıracaktır.

EVDE ÇOCUKLARLA HANGİ TÜR OYUNLAR OYNANABİLİR?

FİZİKSEL OYUNLAR

Çocukların bitmek bilmeyen enerjileri göz önünde bulundurulduğu zaman onlar için en ideal oyun türü hareketli olanlarıdır. Örneğin; 2-3 yaşında bir çocuğunuzun eline renkli bir kurdele vererek, arkasında sallandıracak şekilde koşturun.

GİYSİ DEĞİŞTİRME

Özellikle de kız çocukları için giyinip kuşanmak oldukça eğlenceli aktivitedir. Sizde çocuğunuza kendi gardırobunuzdan şapkalar, güneş gözlükleri, bilezikler, kıyafet ve ayakkabıları kullanarak onu mutlu edebilirsiniz.

KİRLETME OYUNLARI

Ortalığı dağıtmaktan zevk alan çocuğunuzun kendini özgür bir şekilde ifade etmesine izin vermelisiniz. Su, boya, kum, çamur ve maket tasarlama oyunları çocuğunuzu mutlu edecek oyunlar arasında yerini alır.

EVCİLİK OYUNLARI

Çocuklar için en verimli oyunlardan birisi de evciliktir. Sanki gerçek hayatta ev işi yapıyormuş gibi iş yaptırmak, çocukların hem öz güvenlerini geliştirecektir hem de rutin hayatında bazı sorumluluklar almalarını sağlayacaktır. 

AİLECEK İZLENEBİLECEK ÇOCUK FİLMLERİ

Hafta sonunu ailecek keyif içerisinde geçirmenin en kolay yolu hep beraber izlenebilecek film seçmekten geçiyor. İşte hem büyüklerin hem de küçüklerin zevkle izleyebilecekleri animasyon filmler…

Up (Yukarı Bak)

2009 yılında vizyona giren film hala popülerliğini koruyor. Komedi – dram – macera türlerindeki filmin konusu 78 yaşındaki baloncu Carl Fredricksen’ın hayatı boyunca gitmek istediği Güney Amerika’ya seyahatini anlatıyor. Evine balonlar bağlayarak istediği yolculuğa çıkmayı başaran Carl, en büyük kabusu 8 yaşındaki fazla iyimser Russel’ı da yanında götürdüğünü çok sonraları fark edecektir.

Ice Berg (Buz Devri serisi)

Buz Devri serisi vizyona ilk olarak 2003’te girdi. Seri devam filmleriyle izleyici kitlesini sıkmadan ekrana bağlamaya devam ediyor. Film, buzul çağının gelmesiyle bu şartlarda yaşamaya başlayan hayvanların maceralarını konu alıyor.

Monster (Sevimli Canavarlar)

Film, herkesin aşina olduğu çocukluk korkularını ele alıyor. İnsanların olmadığı kendi dünyasında yaşayan sevimli canavarlar, gerekli enerjiyi küçük çocukları korkutarak sağlar. Ta ki küçük bir kız çocuğu yanlışlıkla onların dünyasına girene dek…

Aslan Kral

1994’te gösterime giren Aslan Kral, animasyon film severler için kült filmlerdendir. Afrika kıtasında hayvanların yaşantısını anlatan film Simba’nın hayatına odaklanır.

Çocukların fotoğraf ve videolarda daha güzel çıkmaları için bu tüyoları mutlaka denemelisiniz. İşte doğru tekniklerle fotoğraf ve video çekimi…

Her insan küçükken nasıl bir bebek olduğunu ve çocukluk döneminin nasıl geçtiğini merak eder. Çocukluk evresindeyken gelişim aşamalarını fotoğraf ve videolarla kayıt altına alan aileler, böylece çocukları için güzel bir hatıra bırakmış olurlar.

Peki, aileler çocuklarının fotoğraf ve videolarını doğru tekniklerle nasıl çekebilir?

1- Kamerayı dik değil de yatay bir şekilde tutun

Makineden çektiğiniz dik pozisyondaki fotoğrafları bilgisayara ya da televizyona bağladığınız zaman fotoğrafın yanlarında boşluklar çıkar ve ortaya çok hoş bir görüntü çıkmaz. Bu nedenle fotoğraf ve videolar için daima yatay pozisyon kullanın.

2- Çocuğunuz ile aynı seviyeden video çekin

Tepeden çekilen fotoğraf ve videolar, estetik açıdan hoş durmayabilir. Çocuğunuzun seviyesinde olduğunuzda ya da diz çöktüğünüzde, yüzünü, özelliklerini ve etrafındaki manzarayı daha iyi çekmiş olursunuz.

3- Yakın çekim yapın

Çocuğunuzun jest ve mimiklerini yakalayabilmek için yakın çekime önem vermelisiniz. Böylece çocuğunuzun masumiyeti ve doğallığı kameraya daha net yansıyacaktır.

4- Kamera kapalıymış gibi davranın

Kamera karşısında utanan çocuğunuz için bir de kamerayı kapatmayı deneyin. Kamerayı kapatmış gibi yapmak da daha az utangaç veya şımarık olmalarını sağlayabilir.

Çocuğunu bezden kurtarmanın çaresini arayan ebeveynler, Pedagog Dr. Adem Güneş’in tuvalete eğitiminde üç gün kuralını uygulayabilir. Peki, tuvalette üç gün kuralı nedir? Çocuklara tuvalet eğitimi verirken nelere dikkat edilmeli? Çocuklara çiş eğitimi nasıl verilir? Tuvalet eğitimine ne zaman başlanmalı? Tuvalet eğitimi kaç yaşında başlar? İşte yanıtı…

Günümüz annelerinin bebeklerinde bezi bırakmaları için giriştikleri tuvalet eğitimi için en uygun aralığın genel olarak 18 aylık civarı olduğu düşünülse de bu durum her çocuk için geçerli değildir. Çocuğun tamamen kendi özerkliğini ilan etmesinde önemli bir adım olan tuvalet eğitimi sürecinde gerek fizyolojik gerek de ruhsal hazırlıklar önemlidir. Çocuğun tuvaletini tutabilme kapasitesinin tuvalet eğitimine başlamada önemli bir sinyal olmasının haricinde bezden rahatsız olma, kıyafetini çıkarmak isteme ve tuvalete merak duyma da tuvalet eğitiminde önemli işaretlerdir. Çocukta bu özellikler yavaş yavaş gelişmeye başladıysa artık bezi bırakıp tuvalet eğitimine alıştırılabilir. Bir çocuğu tuvaletini yapmak için lazımlık kullanması gerektiğini idrak etmenin en etkili yolu, çocuğun tuvaletini dura dura yapmasını fark etmektir. Ebeveynler bu belirtiyi gördükten sonra üç gün kuralına geçerek tuvalet eğitimine başlayabilir. Pedagog Adem Güneş’e göre tuvalet eğitiminde 3 gün kuralını ve hangi yaşlarda tuvalet eğitimine geçilebileceğini sizlere derlemeye çalıştık.

TUVALET EĞİTİMİNDE 3 GÜN KURALI NEDİR?

1. GÜN:

Bir nevi deneme kuralı olan bu üç günün birinci gününde sızdıran bez tercih edilmelidir. Çocuğun ‘ıslaklıktan dolayı rahatsızlık hissetmesi ve bir çare arayışına girmesi’ ile başladığı eğitimde ne kadar kaliteli ve sızdırmaz bez kullanılırsa, çocuk tuvalete gitmeyi o kadar geç öğrenecektir.

2. GÜN:

İkinci gün, çocuğun altına hiç bez bağlanmamalıdır. Siz ebeveyni olarak,“İstersen artık bez bağlamayayım” teklifinde bulunabilirsiniz. Bezsiz bir şekilde yalnızca külot ve pantolon giydirin. Çocuk tuvaletini altına yaptığında ıslaklığın verdiği rahatsızlığı daha çok hissedecek ve çözüm arayışları içinde olacaktır.

3. GÜN:

Sorunlarına yönelik çözümleri kendisi fark edecektir. Fark edemediyse de fark etmesine yardımcı olarak “Rahatsız oluyorsun değil mi? İstersen çişin geldiğinde tuvalete yapabilirsin. Gel beraber gidelim” diyebilirsiniz.

ÇOCUKLARA TUVALET EĞİTİMİ NASIL VERİLMELİ?

Tuvalet eğitiminin ilk başlangıcında çocuğunuzu karşınıza alıp onu gerekli ön hazırlığı verdikten sonra sen artık büyüdün kendi tuvaletini kendi başına yapabilirsin gibi cümlelerde bulunarak, bir tık arka plana çekilebilirsiniz. Burada vereceğiniz tek mesaj, ne olursa olsun onun yanında olacağınızı bilmesidir. Dolayısıyla da çocuğunuza ‘ben senin yanındayım ihtiyacın olunca çağırman yeterli’ mesajını vermeniz önemlidir. Tuvalet zamanlarını belirleyerek çocuğunuza tuvalet vaktini hatırlatabilirsiniz. Saatlerini, ne kadr sıklıkla tuvalete gidip gitmediğini bir çizelgede not tutun.

TUVALET EĞİTİMİNE KAÇ YAŞINDA BAŞLANMALI?

Çocuğa tuvaleti alıştırma süreci bazı ebeveynler için oldukça zor bir geçiş dönemi halini alabilmektedir. Özellikle tecrübesiz anne ve babalar bu konuda ne yapacaklarını bilmediklerinden dolayı oldukça endişelilerdir. Tuvalet eğitimi için en doğru yaş çocuğun kendini hazır hissettiği zamandır. Uzmanlar, tuvalet eğitimi için en uygun yaş aralığını 2 ya da daha sonrası olduğunu söylüyor. 

2 yaşından önce çocukları tuvalete gitmeleri için zorlamak çok yanlış bir davranıştır. 2 yaşındayken gündüz, 3,5-4 yaşlarında gece kontrolü sağlayarak tuvalet alışkanlığı kazandırılabilir. Çocuk 2 yaşına gelmediyse kas kontrolü gelişmediğinden dolayı tuvaletin geldiğini hissedemez  ve tuvaletini tutamaz. 

Yeni doğan bebekler üzerinde uygulanan tam ve yarım kundaklama modellerinin bebek için avantajlı mı yoksa dezavantajlı mı olduğunu sizler için araştırdık. Kalça çıkıklığına sebep olduğu düşünülen kundaklama hakkında bilmeniz gerekenler haberin detaylarında! Peki bebek kundaklamak nedir? Bebeklerde kundaklama nasıl yapılmalı? Kundaklamanın faydaları ve zararları neler? İşte yeni doğan bebeklerde kundaklamayla ilgili bilinmesi gerekenler…

Eski dönemlerden bu yana aile büyüklerimizin günümüze kadar taşıdıkları yeni doğan kundaklaması hala daha sıklıkla yapılan uygulamalardan biridir. 9 ay boyunca rahim içerisinde anne karnına alışan bebeğin doğum sonrasında dış dünyaya karşı yabancılık çekmemesi için örtü içinde sarılması ‘Kundaklama’ olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde uygulanıp uygulanmaması gerektiği konusunda en çok tartışılan konulardan biri olan kundaklamanın yanlış bir davranış olduğunu ileri süren kesim, kundaklanan bebeklerde sıkı sıkıya sarılmalarının sonucu kalça çıkıklığı gibi riskli durumların oluşabileceği öne sürülmektedir. Kalça çıkıklığı riskine karşılık çeşitli kundaklama yöntemleriyle de doktorlar tarafından önerilebilen yarım kundak, bebeğin doğal duruşunun bozulmasını önleyerek gövdenin üst tarafını daha sıkı sarıp kalça ve bacakları çok sıkmayan bir modeldir. Peki bebeklerde yarım kundak nasıl yapılır? Yarım kundak ne zamana kadar yapılır? Kundaklama kalça çıkıklığına neden olur mu? Bebekler doğru bir şekilde nasıl kundaklanmalı? Yeni doğan bebeklerde kundaklama ile ilgili merak edilenler…

YENİ DOĞAN BEBEKLER KUNDAKLANMALI MI? KUNDAKLAMANIN FAYDALARI VE ZARARLARI

Birçok farklı ülkeler tarafından uygulanan yeni doğan kundaklamasında batıdaki kesim bu uygulamanın bebeklerde görülebilecek uyku problemlerinin önüne geçtiğini savunur iken bazıları bebek kundağının kalça çıkıklığına sebep olabileceğini illa kundaklama yapılacaksa yarım kundak modelinin tercih edilmesini öne sürüyor. Durum böyle olunca yeni anne olmuş kimselerin yeteri kadar bilgisi olmadığı için ne yapacağını bilemeyebiliyor.

Bizde bu kafa karışıklığının giderilmesi için bebek kundaklamanın faydalarını ve zararlarını sizler için derlemeye çalıştık. Yeni doğan bebeklerde  kundaklama ile ilgili göz önünde bulundurulması gerekenler…

BEBEKLERDE KUNDAKLAMANIN AVANTAJLARI:

Yeni doğan bebeğin kendini garip hissetmemesi ve yabancılık çekmemesi için anne karnındaki ortamına benzer bir hissiyat sağlayarak sakinlik oluşturur. Bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış olmayan ama sırt üstü yatırılmış bir kundak halindeki bebek yüz üstü dönemeyeceği için ani bebek ölümü sendrom riski azalır.

El ve kol bölgeleri kontrollü bir şekilde sabit kalabileceği için daha uzun süreli uyku sağlanmış olur. Sancılı ve kolikli bebeklerin ağlama nöbetlerini azaltır. Ayrıca bebeğin uyku sırasında değişik hareketler yapıp kendine zarar vermesini önlemektedir.

BEBEKLERDE KUNDAKLAMANIN DEZAVANTAJLARI:

Özellikle de tüm bedeniyle kundaklanan bebeklerde bacaklar gergin ve düz tutulacağı için kalça çıkıklığı riski artar. Yukarıda ani bebek ölümü sendromunu önlediğini söyledik fakat yaklaşık 4 aylık civarındaki bir bebek artık kendi bedenini döndürebileceği için bu aydan sonra kundaklama çok tehlikelidir.

Vücut ısısı artacağı için sıcaktan bunalmalar görülebilir. Sıkı ve sabit bir kundaklama ile solunum yolu hareketleri daralarak alt ve üst solunum yolu enfeksiyonu görülebilir.

BEBEKLERDE YARIM KUNDAKLAMA NASIL YAPILIR? YARIM KUNDAK ŞEKLİ…

Doktorunuz tarafından yarım kundak modeli uygun görülmüşse aşama aşama bebeğinize şunları yapabilirsiniz…

İnce ve hafif bir bezi alıp bebeğin başı açık kalacak gibi hafifçe sarın. Bacaklar ve ayaklar hareket edilebilecek bollukta olmalıdır. Bu esnada kalçanın bükük durmaması çok önemlidir. Boyun ve karın kısmından iki parmak kadar boşlukta kundaklama yapılmalıdır.

HIZLI SARMA TEKNİĞİYLE PRATİK BEBEK KUNDAKLAMA TEKNİĞİ

Annelerin kolay ve pratik olarak bebeklerini kundaklayabileceği hızlı sarma yöntemi ile çok rahat bir şekilde uygulama yapılabilir. Bunun için kare şeklindeki battaniyeyi düz zemine koyun. Ardından bir köşeyi elinizin uzunluğunda katlayın. Katlanan yere bebeğinizi koyup boynu açık kalacak gibi çaprazlama battaniyenin üstüne koyun ve sarın.

BEBEKLERDE KUNDAKLAMA NE ZAMAN BIRAKILMALI?

İster tam kundaklamada ister yarım kundaklamada olsun bebek 4. ayından itibaren artık dönebileceği için bu aylardan sonra annelerin bebeklerinde kundaklama yapması önerilmez. Kundaklama yapılacağı vakit ise yalnızca uyku esnasında tercih etmeniz tavsiye edilebilir.

Dünyaca bilinen çocuk eğitimi modelleri arasında öne çıkmış bireyselleştirme odaklı bir eğitim metodu olan Montessori eğitimi ile çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayabilirsiniz! Montessori eğitim modeli nedir? Çocuklara Montessori eğitimi nasıl uygulanır? Montessori etkinlikleri ve oyuncakları neler? Montessori materyalleri ile nasıl eğitim verilir? İşte popüler Montessori eğitim modeli hakkında bilinmesi gereken bilgiler…

Çocukların yaşarken ve yaparken öğrenmeyi esas aldığı bir eğitim modeli olan ‘Montessori yöntemi’, ilk olarak İtalyan uzman Maria Montessori tarafından geliştirilmiştir. Erken çocukluk döneminden itibaren ergenlik çağına kadar çocukların özellikleri ve geliştirilmesinin ihtiyaç duyulan alanları iyileştirmeye yönelik bir eğitim modeli olan Montessori, her çocuğun kabiliyetlerine göre üzerine bir şeyler koyarak gelişmesini sağlar. Direkt olarak çocuk merkezli bir eğitim modeli olan Montessoride yaş dönemine uygun olarak materyaller tercih edilir. Her şeyin yerli yerinde düzenli olarak tasarlandığı materyallerde çocuğun kapasitesince sorumluluklar verilir. Bu sorumlulukları tek başına gerçekleştirirken yanlışıyla doğrusuyla çocuk kendini geliştirmiş olur. Yanlış uygulamalarda kendi kendini düzeltip araştırma duygusunun pekişmesi sağlanacaktır. Montessori eğitimi çocuklara nasıl uygulanır? Montessori eğitiminin faydaları neler? Çocuğun gelişiminde Montesssori eğitiminin rolü nedir? Montessori oyuncakları neler? Çocuk eğitiminde Montesssori modeline yaklaşım…

MONTESSORİ EĞİTİMİNİN FAYDALARI NELER? MONTESSORİNİN ÇOCUĞUN GELİŞİMİNE KATKILARI

ÇOCUKLARIN DUYULARINI GELİŞTİREN 29 EĞİTİCİ MATERYALLER

İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanına sahip olması ile bilinen Pedagog Maria Montessori, her çocuğun kendi bireyselliğini öne çıkartan bir eğitim modeli tasarlamıştır. Çocuğun ‘özgür’ bir şekilde hareket edip, kabiliyetlerinin gelişmesine yardımcı olan Montessori eğitimi, her yaş grubunda farklı materyaller ile uygulanır. Montesori eğitiminin faydaları arasında geçen birincil madde, çocuk yanlış bir şey yaptığı zaman bu durumun kendi kendine farkına varması ve beraberinde doğrusunu bulmak için kendi çabası ile teknikler uğramasıdır. Genel anlamda sıralayacak olursak Montessori eğitiminin çocuğa kazandırdıkları şu şekildedir:

– Özgüven ve sorumluluk duygusunun gelişimi üzerinde oldukça büyük bir rol oynar.

– Araştırmacı ve merak duygusunu tetikleyerek hazıra konmayı önler.

– Çalışkan, üretken ve enerjik bir özelliğe sahip olurlar.

– Sorunlar karşısında çözüm üretici ve kriz yönetici seviyesine gelirler.

– Odaklanmayı sağlayarak dikkat eksikliğinin önüne geçer.

MONTESSORİ EĞİTİMİ NASIL UYGULANIR? ÇOCUK EĞTİMİNDE MONTESSORİ YÖNTEMİNE YAKLAŞIM

Çocukların yanında herhangi bir öğretmen olma zorunluluğu bulundurmayan bu eğitim metodu için yalnızca çocukları yönlendirecek birinin bulunması yeterlidir. Belirli bir program çerçevesi bulundurmayan bu eğitim sisteminde çocuklar, tamamen bağımsız olarak kendi alanları doğrultusunda ilerler.

Soyut kavramları kafalarında daha net oturtabilmek için onlara sunulacak olan somut materyaller bu konuda epey işlerine yarayacaktır. Bilhassa okul öncesi dönemdeki çocukların soyut kavramları öğrenmeleri açısından oldukça önemli bir metottur.

Etkinlik öncesinde hazırlanan materyaller, çocukların ilgisi ve merakına göre sunulur. Çocuk dilediği materyali seçip onunla oynar. Bu süre zarfında yetişkin asla ödül-ceza yöntemini uygulamaz.

Bu eğitim metodunu diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden birisi de öğretmen masası, sınıf düzeni ve oturma sıralarının bulunmamasıdır. Faaliyetin gerçekleşeceği mekan temiz, düzenli, motive edici ve çocuğun fiziksel anlamda da özgür hareket edebileceği şekilde düzenlenir.

MONTESSORİ MATERYALLERİ VE ETKİNLİKLERİ NELER? GELİŞİM DESTEKLEYİCİ MONTESSORİ ETKİNLİKLERİ

Çocukların ince kaba motor becerilerini, koordinasyon ve konsantrasyon becerilerini gelişmek için 14. aydan sonra yaptırabileceğiniz günlük çalışmaları sizler için düzenledik…

1- BONCUKLU KOORDİNASYON MATERYALİ

El göz koordinasyonunun ve ince motor becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.

2- TOP YUVARLAMA SES AĞACI

Üst kısımdan bırakılan top yuvarlanarak aşağıya doğru kayar. Bu da çocukların el-göz koordinasyonunu, odaklanma becerilerini ve neden sonuç kavramlarının gelişmesini sağlar. Ses ağacı ise çocuğun işitme duyusunu harekete geçirir.

3- ELLE KABA NESNE AKTARMA

Çocukların kolaylıkla elinde tutabileceği nesneleri eline vererek başka bir kaba aktarmasını isteyebilirsiniz. Sevdiği nesnelerle bu uygulamayı yapmak çalışma süresini uzatacaktır.

4- ELLE ŞİŞEYE NESNE AKTARMA

Ucu dar olmayan bir şişeye aktarma yaparak çocukların el göz koordinasyonları, ince motor, dikkat ve konsantrasyon becerileri daha fazla gelişir. 

5- YUVARLAĞI YATAY GEÇİŞTEN GEÇİRME

Bu uygulama sonrasında dikkat becerileri ve el-göz koordinasyonu gelişecektir.

6- KABA MOTOR UYGULAMALARI

Yastık üzerinde zıplama, yapraklarda koşuşturmaca, kumda yürüme ve merdiven inip çıkma gibi uygulamalardır.

7- KİLİTLEME- KİLİT AÇMA

Kilit, pencere kapı kolu açıp kapama gibi çalışmalarla çocukların parmak kasları gelişir.

8- SU DÖKME

Suyu seven çocukların daha çok oynamak isteyecekleri bu çalışma sayesinde çocukların konsantrasyonları gelişir.

Dünyaca bilinen çocuk eğitimi modelleri arasında öne çıkmış bireyselleştirme odaklı bir eğitim metodu olan Montessori eğitimi ile çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayabilirsiniz! Montessori eğitim modeli nedir? Çocuklara Montessori eğitimi nasıl uygulanır? Montessori etkinlikleri ve oyuncakları neler? Montessori materyalleri ile nasıl eğitim verilir? İşte popüler Montessori eğitim modeli hakkında bilinmesi gereken bilgiler…

Çocukların yaşarken ve yaparken öğrenmeyi esas aldığı bir eğitim modeli olan ‘Montessori yöntemi’, ilk olarak İtalyan uzman Maria Montessori tarafından geliştirilmiştir. Erken çocukluk döneminden itibaren ergenlik çağına kadar çocukların özellikleri ve geliştirilmesinin ihtiyaç duyulan alanları iyileştirmeye yönelik bir eğitim modeli olan Montessori, her çocuğun kabiliyetlerine göre üzerine bir şeyler koyarak gelişmesini sağlar. Direkt olarak çocuk merkezli bir eğitim modeli olan Montessoride yaş dönemine uygun olarak materyaller tercih edilir. Her şeyin yerli yerinde düzenli olarak tasarlandığı materyallerde çocuğun kapasitesince sorumluluklar verilir. Bu sorumlulukları tek başına gerçekleştirirken yanlışıyla doğrusuyla çocuk kendini geliştirmiş olur. Yanlış uygulamalarda kendi kendini düzeltip araştırma duygusunun pekişmesi sağlanacaktır. Montessori eğitimi çocuklara nasıl uygulanır? Montessori eğitiminin faydaları neler? Çocuğun gelişiminde Montesssori eğitiminin rolü nedir? Montessori oyuncakları neler? Çocuk eğitiminde Montesssori modeline yaklaşım…

MONTESSORİ EĞİTİMİNİN FAYDALARI NELER? MONTESSORİNİN ÇOCUĞUN GELİŞİMİNE KATKILARI

ÇOCUKLARIN DUYULARINI GELİŞTİREN 29 EĞİTİCİ MATERYALLER

İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanına sahip olması ile bilinen Pedagog Maria Montessori, her çocuğun kendi bireyselliğini öne çıkartan bir eğitim modeli tasarlamıştır. Çocuğun ‘özgür’ bir şekilde hareket edip, kabiliyetlerinin gelişmesine yardımcı olan Montessori eğitimi, her yaş grubunda farklı materyaller ile uygulanır. Montesori eğitiminin faydaları arasında geçen birincil madde, çocuk yanlış bir şey yaptığı zaman bu durumun kendi kendine farkına varması ve beraberinde doğrusunu bulmak için kendi çabası ile teknikler uğramasıdır. Genel anlamda sıralayacak olursak Montessori eğitiminin çocuğa kazandırdıkları şu şekildedir:

– Özgüven ve sorumluluk duygusunun gelişimi üzerinde oldukça büyük bir rol oynar.

– Araştırmacı ve merak duygusunu tetikleyerek hazıra konmayı önler.

– Çalışkan, üretken ve enerjik bir özelliğe sahip olurlar.

– Sorunlar karşısında çözüm üretici ve kriz yönetici seviyesine gelirler.

– Odaklanmayı sağlayarak dikkat eksikliğinin önüne geçer.

MONTESSORİ EĞİTİMİ NASIL UYGULANIR? ÇOCUK EĞTİMİNDE MONTESSORİ YÖNTEMİNE YAKLAŞIM

Çocukların yanında herhangi bir öğretmen olma zorunluluğu bulundurmayan bu eğitim metodu için yalnızca çocukları yönlendirecek birinin bulunması yeterlidir. Belirli bir program çerçevesi bulundurmayan bu eğitim sisteminde çocuklar, tamamen bağımsız olarak kendi alanları doğrultusunda ilerler.

Soyut kavramları kafalarında daha net oturtabilmek için onlara sunulacak olan somut materyaller bu konuda epey işlerine yarayacaktır. Bilhassa okul öncesi dönemdeki çocukların soyut kavramları öğrenmeleri açısından oldukça önemli bir metottur.

Etkinlik öncesinde hazırlanan materyaller, çocukların ilgisi ve merakına göre sunulur. Çocuk dilediği materyali seçip onunla oynar. Bu süre zarfında yetişkin asla ödül-ceza yöntemini uygulamaz.

Bu eğitim metodunu diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden birisi de öğretmen masası, sınıf düzeni ve oturma sıralarının bulunmamasıdır. Faaliyetin gerçekleşeceği mekan temiz, düzenli, motive edici ve çocuğun fiziksel anlamda da özgür hareket edebileceği şekilde düzenlenir.

MONTESSORİ MATERYALLERİ VE ETKİNLİKLERİ NELER? GELİŞİM DESTEKLEYİCİ MONTESSORİ ETKİNLİKLERİ

Çocukların ince kaba motor becerilerini, koordinasyon ve konsantrasyon becerilerini gelişmek için 14. aydan sonra yaptırabileceğiniz günlük çalışmaları sizler için düzenledik…

1- BONCUKLU KOORDİNASYON MATERYALİ

El göz koordinasyonunun ve ince motor becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.

2- TOP YUVARLAMA SES AĞACI

Üst kısımdan bırakılan top yuvarlanarak aşağıya doğru kayar. Bu da çocukların el-göz koordinasyonunu, odaklanma becerilerini ve neden sonuç kavramlarının gelişmesini sağlar. Ses ağacı ise çocuğun işitme duyusunu harekete geçirir.

3- ELLE KABA NESNE AKTARMA

Çocukların kolaylıkla elinde tutabileceği nesneleri eline vererek başka bir kaba aktarmasını isteyebilirsiniz. Sevdiği nesnelerle bu uygulamayı yapmak çalışma süresini uzatacaktır.

4- ELLE ŞİŞEYE NESNE AKTARMA

Ucu dar olmayan bir şişeye aktarma yaparak çocukların el göz koordinasyonları, ince motor, dikkat ve konsantrasyon becerileri daha fazla gelişir. 

5- YUVARLAĞI YATAY GEÇİŞTEN GEÇİRME

Bu uygulama sonrasında dikkat becerileri ve el-göz koordinasyonu gelişecektir.

6- KABA MOTOR UYGULAMALARI

Yastık üzerinde zıplama, yapraklarda koşuşturmaca, kumda yürüme ve merdiven inip çıkma gibi uygulamalardır.

7- KİLİTLEME- KİLİT AÇMA

Kilit, pencere kapı kolu açıp kapama gibi çalışmalarla çocukların parmak kasları gelişir.

8- SU DÖKME

Suyu seven çocukların daha çok oynamak isteyecekleri bu çalışma sayesinde çocukların konsantrasyonları gelişir.