Şunun için etiket arşivi: çocuk haberleri

Oyuncu Fahriye Evcen ve Burak Özçivit’in ikinci çocuklarına Kerem ismini vereceklerini duyurmasının ardından hayranları internette araştırmaya koyuldu. Kerem isminin anlamı nedir? Kerem ne demek, ne anlama gelir? Kerem isminin özellikleri nelerdir? İşte Kerem ismiyle ilgili tüm ayrıntılar…

Çocuk sahibi olmanın heyecanını yaşayan anne-babalar, onları bakmak ve eğitmekle yükümlüdür. Aynı zamanda ebeveynler çocuklarının karakterinin belirlenmesinde de büyük role sahiptir. Verdikleri eğitimlerin yanında onlara karşı sergilenen davranışlar veya eşlerin birbirlerine olan saygı ve sevgileri de karakter belirlemede büyük etken oluşturur. Ancak bunun ilk temeli, çocuğun ismi verilirken atılır. Kulağına okunan isim, onun karakterinin temel taşlarını atar. Nitekim konulan ismin güzel bir mânâsının olması, İslâm inancına ve hükümlerine uygun olması gerekir.

Son günlerde ikinci çocuğuna hamile olmasıyla gündeme gelen oyuncu Fahriye Evcen’in ikinci bebeğinin isminin belli olduğu ortaya çıktı. İlk çocuklarına Karan ismini veren Evcen ve Özçivit çifti ikinci bebeklerine Kerem adını vereceklerini duyurdu. Kısa sürede yayılan iddiaların ardından ikilinin hayranları Kerem ismini araştırmaya koyuldu.

Burak Özçivit, Karan ve Fahriye Evcen

KEREM İSMİNİN ANLAMI NEDİR? ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Kerem ismi saygı göstermek, yardım etmek anlamına gelen “ikram” kökünden gelir. Türkçede “misafir ağırlamak, deyimi”, ona hoş geldin demek, yiyecek bir şeyler sunmak ve istirahatini sağlamak anlamında kullanılır.

Kerem; sözle davranışla; maddi yardım ve ikramla insanlara iyi muamelede bulunmayı ifade eden geniş kapsamlı bir kelimedir. Bu bakımdan, “kerem”, sözlük anlamıyla İslam ahlâkının büyük bir bölümünü içine alır; bağış (af), cömertlik, iyi davranış, ihsan, güler yüzlü olmak, bu kelimenin ifade ettiği güzel huylar arasındadır.

Bağış (af), cömertlik, iyi davranış, ihsan, güler yüzlü olmak, bu kelimenin ifade ettiği güzel huylar arasındadır. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde “Allah’a ve ahiret gününe inanan misâfirine ikram etsin.” buyurulmuştur.

Kerem isminin anlamı nedir

KEREM İSMİ KUR’AN-I KERİM’DE GEÇİYOR MU?

Kerem ismi, Kur’an-ı Kerim’de İsra suresinin 70. Ayetinde Kerram olarak geçmiştirü. Bazı din ve devlet büyüklerinin eski zamanlarda bu ismi taşıdığı belirtilmektedir.

Pandemi döneminin ardından bu yıl, normalleşmeye geçilmişti. Ancak son zamanlarda çocuklarda artan grip vakaları aileleri korkuttu. Kolay kolay geçmeyen grip için uzmanlardan kritik uyarılar ardı ardına gelmeye başladı: Maske, mesafe, hijyen…

Soğuk günlerin gelmesiyle birlikte grip hastalığı da günden güne artış gösterdi. Yaklaşık iki yıllık bir pandemi döneminden sonra bu yıl normalleşme sürecine girilmişti. Ancak, son zamanlarda özellikle çocuklarda görülen ve bir türlü geçmek bilmeyen grip vakaları ebeveynleri korkutuyor. Viral enfeksiyonlar, yüksek ateş, boğaz ağrısı ve öksürük gibi şikayetler çocukları yatağa düşürüyor. Günden güne artış gösteren grip vakalarından dolayı uzmanlardan ardı ardına uyarılar geldi. Çocuk Acil Uzmanı Dr. Ramazan Gürlü, okula giden çocukların pandemiden sonra ilk defa grip ve influenza virüsleriyle tanışmasından dolayı enfeksiyonlardan ciddi bir şekilde etkilendiğini söyledi.

Çocuklarda grip hastalığı

“AĞIR BELİRTİLER OLABİLİYOR”

Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ve İnfluenza virüsü hakkında bilgi veren Gürlü, “RSV, solunum yollarını tutan bir virüs çeşididir. Daha çok soğuk algınlığı gibi belirtisi olur ve 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden sonlanır. Özellikle küçük çocuklarda ağır belirtiler olabiliyor. Bunu da belirtmek gerekirse 1 yaş altında akciğer enfeksiyonu ve bronş oluşmaktadır. İnfluenza ise bizim grip olarak bildiğimiz kırgınlık, halsizlik ve ateş şikayetleri oluşturan bir virüs çeşididir. İki virüs çeşidini de son yıllarda neredeyse hiç görmediğimiz için şuanda hastaları ciddi bir şekilde etkilemektedir. Böylelikle de tekrarlanan hastalık nedeniyle acil servislere ve polikliniklere başvurular olmaktadır.” dedi.

Çocuklarda görülen grip vakaları için uzmanlar uyarıda bulundu

“2 GÜN SONRA BELİRTİLER ÇIKIYOR”

“Kasım ve mart ayları arasında aslında bizim viral enfeksiyon mevsimi olarak bildiğimiz ve viral hastalıklarını çok sık gördüğümüz aylardır” diyen Gürlü, “Ama tedbirlerin azaltılması, havaların soğuması ve okulların açılmasıyla tekrar gördüğümüz Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV), influenza A-B ve 3 yıldır hayatımızda olan Covıd-19 vakalarının tekrar artmış olduğunu görmüş bulunmaktayız. Bu nedenle hastalar sık sık acil ve polikliniklere başvurmaktadır. Bu virüsler solunum yolu virüsleri olduğu için temas, damlacık ve solunum yolu aracılığıyla bulaşıcıdır. Bulaştıktan yaklaşık 2 gün sonra hastalarda belirtiler ortaya çıkmaktadır. RSV aslında Kasım aylarında başlayıp Mart ayına kadar süren yaygın olarak görülen virüs çeşididir. Ama son yıllarda tedbirler nedeniyle daha az görmeye başlamıştık. Bu virüsü daha az görmemiz sebebiyle vücudumuzun bağışıklık sistemi bunu unuttu. Böylece daha ağır klinik ortaya çıkmaya başladı. Hastalar şuanda kreşlere ve okula başlamış bulunmakta ve bu virüslerle ilk defa karşılaştıkları için enfeksiyonlardan ciddi bir şekilde etkilenmektedirler” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar maske mesafe ve hijyen kurallarının tekrarlanması gerektiği söyledi

“TEMAS İZOLASYONU GEREKLİDİR”

Son zamanlarda daha çok öksürük şikayetleriyle hastanelere başvurulduğunu belirten Gürlü, “Bu öksürük şikayetlerinde RSV ve influenza virüsünün akciğeri tutması nedeniyle hasar bırakıyor. Bu hasar iyileşene kadar 1 aya kadar uzayan öksürük şikayetleri oluşabilmektedir. Bu hastalığın önüne geçmemiz için vatandaş Covid-19’da uyguladığı maske, mesafe ve temizlik kurallarını tekrar uygulamalıdır. İlk olarak temas izolasyonu gereklidir. Çünkü okullarda ve kapalı ortamlarda çocuklar el hijyenlerine dikkat etmediği için hasta olduğu zaman yanındaki arkadaşlarına da bulaştırabilmektedir. İkinci olarak, özellikle riskli hastalar maskeyi tekrar aktive etmelidir. Ve son olarak da hijyene çok dikkat edilmeli.” diye konuştu.

Günümüze kadar gelişerek gelen teknoloji aletlerinin kullanımı suistimal edildiğinde faydasından çok zararlarıyla karşılaşılabilir. Özellikle ebeveynlerin çocuklarını sakinleştirmek için ellerine telefon vermesi ve bu durumu alışkanlık haline getirmesi olası risklere de sebep olabilir. Peki çocukları sakinleştirmenin başka yöntemleri var mı? İşte tüm detaylar…

İnsanların hayatını kolaylaştırmak için üretilen ve geliştirilen teknolojinin faydalarının olduğu çoğu kişiye göre doğru bir tezken, bazı standartlar aşıldığında zararlarıyla karşılaşmak çok mümkün. Bu durum, anne-babaların çocukları üzerinde kullandıkları sakinleştirme yöntemiyle görülebilir. Gelişme çağında olan çocuklardaki telefon merakı son zamanlarda çokça arttı. Telefonla oynayan çocuklar etrafında olup biteni duymaz ve görmezken, herhangi bir müdahalede agresif tavırlar sergileyebiliyor. Anne-babalar da çocukların sinirli halleriyle mücadele etmek yerine genellikle -en sevdikleri- telefonları ellerini verip çocuğun sosyal dünyayla iletişimini kesmeyi tercih ediyor. Eğer siz de çocuklarınızı sakinleştirmek için bu yöntemi kullanıyorsanız, onları çok büyük bir riskle baş başa bırakıyorsunuz demektir. Peki çocukları sakinleştirmenin başka bir yolu var mı?

Çocukları sakinleştirmenin yöntemleri

UZUN SÜRE TELEFON KULLANIMI OLUMSUZ SONUÇLARI DOĞURUYOR

Çocuklarınızı sakinleştirmek için ilk akla gelen telefon yöntemiyle bu durum sizi başarıya ulaştırabilir. Ancak sonucunda büyük risklerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Çocuklarınızın üzüntülü, coşkulu ya da sinirli hallerinde uygulamanız gereken ilk taktik, onları dinlemek ve sorunlarına çözüm aramak olmalıdır. Aksi takdirde çocuklarınızın sinirli ya da üzüntülü olduğu durumlarda onlarla empati yapmayıp telefonla sakinleştirmeye çalışırsanız çocuklarınızda zamanla, hem fiziksel hem de psikolojik olarak gerileme görebilirsiniz.

Telefonla sakinleştirilen çocuklar risk altında

DUYGUSAL TEPKİSELLİK GÖSTERME OLASILIĞI ÇOK YÜKSEK

Araştırmacılar tarafından, 3 ila 5 yaş çocukların ekranları ne sıklıkla kullandıklarına yönelik bir analiz çalışması yaptı. 422 çocuğun ve 422 ebeveynin incelendiği analizde, sakinleşmek için sık sık eline cihaz verilen çocukların duygusal tepkisellik belirtileri gösterme olasılığının daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Çocuklarınızla daha çok vakit geçirin

EMPATİ YAPIN VE SORUNA ÇÖZÜM ARAYIN

Anne ve babasından yetersiz ilgi gören çocuklar içine kapanık, özgüvensiz hatta agresif olurlar. Dolayısıyla çocuklar kendine en yakın arkadaş olarak elektronik cihazları seçerler. Üzüntülü ya da mutlu hallerini paylaşacak birilerini bulamadığında parlak ve renkli ekrana sahip olan telefonlarla vakit geçirirler. Özellikle gelişim çağında olan çocuklar telefonlarla çok fazla vakit harcadıklarında ileriki yaşlarda, hem psikolojik hem de fiziksel olarak büyük risklerle karşılaşabilir. Bu durumda da anne babalara düşen görev göz ardı edilemez.

NOT!

Siz de eğer telefonlarınızı çocuklarınız üzerinde adeta bir bakıcı olarak kullanıyorsanız, onlara büyük bir kötülük yapıyorsunuz demektir. Çocuklarınızın çalışkan, sosyal ve sağlıklı olmasını istiyorsanız, onlarla daha çok sohbet etmeli; eğlendirici ve öğretici aktivitelerde bulunmalısınız.

Çocuğunuz sürekli eşyalarını kaybediyorsa, dinlemiyormuş gibi gözüküyorsa, verdiğiniz görevleri yerine getirmekte güçlük çekiyorsa dikkat dağınıklığı olabilir. Bu konuda açıklama yapan uzmanlar dikkat dağınıklığının nasıl anlaşıldığına dair ipuçlarını açıkladı. Peki dikkat dağınıklığı nasıl anlaşılır?

Çocuklarda görülen dikkat dağınıklığı ilerideki yaşlarında özellikle okul hayatında da sıkıntılar meydana getirmektedir. Genetik sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan dikkat dağınıklığını telefon, tablet gibi teknolojik aletlerinde tetiklediğini söyleyen uzmanlar, çocuklara verilen sorumluluk ve kazandırılan alışkanlıklarla üstesinden gelinebileceğini bildirdi. Anne veya babada dikkat eksikliğine dair bir durum söz konusuysa çocukta da olabileceğinin altını çizen uzmanlar, doğum esnasında beynin dopamin sistemindeki bazı işlevlerin bozulduğu durumlarda da ortaya çıktığını ifade etti.

çocuklarda dikkat dağınıklığı

Doğum sırasında beynin bir bölümünde meydana gelen kanama, enfeksiyon, oksijensizliğin de dikkat bozukluğu üzerinde etkin rol oynamaktadır. Küçük bir zararın bile çocuk üzerinde bu sıkıntıyı oluşturmaya yeteceğini söyleyen uzmanlar, beyin tümörü, dikkat eksikliği, doku kaybı gibi sıkıntıları da oluşturabilmektedir. 

çocuklarda dikkat dağınıklığı

Çocuğu gözlemlemek ailenin en büyük görevlerinden biridir. Bu durumda sadece sahip çıkmak değil, hal ve davranışlarına da dikkat etmek oldukça büyük bir öneme sahiptir. 

çocuklarda dikkat dağınıklığı

ÇOCUKLARDA DİKKAT DAĞINIKLIĞI BELİRTİLERİ

  1. Ayrıntıları fark edemiyor, ödevlerinde ya da basit etkinliklerde hata yapıyorsa
  2. İletişim halindeyken çocuk dinlemekte güçlük çekiyorsa
  3. Basit sorumlulukları yerine getirmekte zorluk yaşıyorsa
  4. Zihnini yoran işlemleri yapmaktan çekiniyor, istemiyorsa
  5. Eşyalarını kaybediyor, düzenli olamıyorsa
  6. Unutkanlık fazlalaşmışsa
  7. Çabuk sıkılıyor ve yapmaya başladığı iş tamamlanmadan bırakıyorsa

çocuklarda dikkat dağınıklığı

ÇOCUKLARDA DİKKAT DAĞINIKLIĞINA KARŞI NE YAPILMALI?

Tablet, telefon gibi teknolojik aletleri sınırlanmalı diyen uzmanlar, yaptığı işlerin devamını getirmesi için yüreklendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu durumlar kesinlikle kızmak ve bağırmak yerine ikna edici olmalı, tatlı dille neden yapamadığını ya da yapmadığının sorusunun sorulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca dikkatini sürekli aktif tutacak etkinlikler yapılması gerektiğini ve düzenli uyku alışkanlığının bu dönemde oturtulmaya çalışılması gerektiğini açıkladı. Fiziksel olarak yaptıkları antrenmanlar da dikkat dağınıklığı üzerinde iyileştirici etkiye sahiptir. Onlara eğlence ve çalışma zamanları ile ilgili kısa vadeli hedefleri barındıran çalışma programları yapmak yani zamanı nasıl yönetecekleri adına onlara destek olmak gerekmektedir.  

çocuklarda dikkat dağınıklığı

DİKKAT DAĞINIKLIĞININ TEDAVİSİ NEDİR?

Dikkat dağınıklığı ya da eksikliğinde tedavi edilirken yaş, cinsiyet, hastalığın derecesinin önemli olduğunu belirten uzmanlar, bu konuda yetkili biri tarafından yardım almasının önemli olduğunu belirtti. Tedavi yöntemlerinin uzun, orta ve kısa olarak oluştuğunun açıklanmasının ardından ilaç tedavisinin de gerekliliği üzerinde konuşulmalı ve teşhis edilmesinin şart olduğu bildirildi. İlaçlarda yaşa ve hastalığın durumuna göre değişiklik göstermekle beraber, psikolojik destekle de ilaçsız iyileşenlerin bulunduğu ortaya konulan gerçekler arasında yerini alıyor.

Çocukların ileride sağlıklı bir hayat sürmesi için, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken konulardan biri de beslenme şekilleridir. Bu alışkanlıklarla beraber kronik hastalıklardan korunması olası durumlar arasında yer alır. Uzmanlar bayram günü tüketilen tatlı ve şeker kullanımları için uyardı. Şeker yiyen çocuklarda kronik hastalıklar baş gösteriyor. Çocuklar bayram da ne kadar şeker tüketilmelidir?

Uzmanlar, bayramda ikram edilen şeker ve tatlılar için uyardı. Özelikle çocuklar üzerinde yetişkinlik hayatı için kronik hastalıklar oluşturabilecek bu tür gıdalardan uzak tutmak gerektiğinin altı çizildi. Yetişkinlere zarar veren bir şeyin çocuklara daha fazla zararının dokunduğunu açıklayan uzmanlar, bayramda uzatılan şekerlerin yanında insülin iğnesinin de ikram edildiğini belirtti. Çocukların ben duygusunun geliştiği dönemde kendi besin tercihlerini yapmaya başlarlar. Okul döneminde çocuğun besin alışkanlıkları aile kontrolünden çıkmaya başlamaktadır.  Bu dönemde genelde sağlıklı besinler yer almaz, rol model alınan arkadaşlarının tükettiği gıdalar çocuğa cazip gelmektedir. 

çocuklarda şeker kullanımı

ÇOCUKLARDA ŞEKER NE KADAR TÜKETİLMELİDİR?

Bireyin tatlıya duyarlılığı doğuştan gelir ve özellikle çocuk yaşlarda kontrolsüzce tüketimi çok daha fazla olur. Şekerin olası zararlarından korunmak için bebeği tatlıyla geç tanıştırmakta fayda olduğunu söyleyen uzmanlar, DSÖ’nün yayınladığı bildirinin altını çizdi. DSÖ, “Şekerden gelen enerji günlük alınan enerjinin yüzde 10’unu ve çocuklarda şeker tüketimi günlük 5 küp şekeri geçmemelidir. Yapılan bir araştırmada çocukların 4 yaşından 10 yaşına kadar olan süreçte toplamda 5500 adet küp şeker tükettiği görülmüştür.” Bu durum bazında olması gereken değeri açıklaya uzmanlar, bir çocuğun (2-18 yaş) günlük şeker ihtiyacının 5 çay kaşığı olduğunu ve 2 yaşından küçüklerde ise şeker kullanımı önerilmediğini açıkladı.

çocuklarda şeker tüketimi

ŞEKERİN VERDİĞİ ENERJİ: ŞEKER SARHOŞLUĞU

Uzmanlar, bağırsaklardaki dost bakterilerin eksikliğinde kontrolsüz bir şekilde büyüyen Candina mantarı oluştuğunu belirtti. Bu mantar, şekeri alkole dönüştürürken, çocuğun şeker yedikçe sarhoş olması ve ele avuca sığmayacak hale gelmesinin sebebini açıkladı. Çocuk yapısı gereği hep şeker yemek ister. Çocuğun çok şeker yemesine, şeker dolu gazlı içecekler, meyve suları içmesine izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

çocuklarda şeker tüketimi

ÇOCUKLARDA ŞEKER KULLANIMI AZALTMANIN PÜF NOKTLARI

  • Şeker yerine kuru meyve, kuruyemiş yedirilmeli. Şeker gibi tatlı paket gıdalar eve dahi alınmaması gerekmektedir.
     
  • Meyveli yoğurtlarla yapılan dondurma, ya da sade yoğurt olarak tüketilen gıdalar, çocuğun şeker ihtiyacını karşılamak için ideal olacaktır.
     
  • Çocukların rol model aldığı kişilerde beslenmelerine dikkat etmelidir. Tüketilmemesi gerektiğini söylediği şeyi kendi de tüketmemelidir.
     
  • Şeker tüketimini azaltmanın bir yolu da protein ağırlıklı kahvaltı öğünleri olduğunu belirten uzmanlar, taze sıkılmış meyve suyunun gün boyu şeker ihtiyacını ortadan kaldırdığını belirtmiştir.
     
  • Beslenme eksiklikleri şeker isteğini arttırır, bu nedenle eksiklik görüldüğünde vitamin, mineral, omega-3 yağ asidi desteği mutlaka alınmalıdır.
     
  • Evde atıştırmalıklar hazırlanabilir; şeker ve unla hazırlanan tatlılar yerine, granola tarifler, kuru meyvelerden oluşan yulaf içerikli tatlılar hazırlanabilir.

Çocukların ileride sağlıklı bir hayat sürmesi için, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken konulardan biri de beslenme şekilleridir. Bu alışkanlıklarla beraber kronik hastalıklardan korunması olası durumlar arasında yer alır. Uzmanlar bayram günü tüketilen tatlı ve şeker kullanımları için uyardı. Şeker yiyen çocuklarda kronik hastalıklar baş gösteriyor. Çocuklar bayram da ne kadar şeker tüketilmelidir?

Uzmanlar, bayramda ikram edilen şeker ve tatlılar için uyardı. Özelikle çocuklar üzerinde yetişkinlik hayatı için kronik hastalıklar oluşturabilecek bu tür gıdalardan uzak tutmak gerektiğinin altı çizildi. Yetişkinlere zarar veren bir şeyin çocuklara daha fazla zararının dokunduğunu açıklayan uzmanlar, bayramda uzatılan şekerlerin yanında insülin iğnesinin de ikram edildiğini belirtti. Çocukların ben duygusunun geliştiği dönemde kendi besin tercihlerini yapmaya başlarlar. Okul döneminde çocuğun besin alışkanlıkları aile kontrolünden çıkmaya başlamaktadır.  Bu dönemde genelde sağlıklı besinler yer almaz, rol model alınan arkadaşlarının tükettiği gıdalar çocuğa cazip gelmektedir. 

çocuklarda şeker kullanımı

ÇOCUKLARDA ŞEKER NE KADAR TÜKETİLMELİDİR?

Bireyin tatlıya duyarlılığı doğuştan gelir ve özellikle çocuk yaşlarda kontrolsüzce tüketimi çok daha fazla olur. Şekerin olası zararlarından korunmak için bebeği tatlıyla geç tanıştırmakta fayda olduğunu söyleyen uzmanlar, DSÖ’nün yayınladığı bildirinin altını çizdi. DSÖ, “Şekerden gelen enerji günlük alınan enerjinin yüzde 10’unu ve çocuklarda şeker tüketimi günlük 5 küp şekeri geçmemelidir. Yapılan bir araştırmada çocukların 4 yaşından 10 yaşına kadar olan süreçte toplamda 5500 adet küp şeker tükettiği görülmüştür.” Bu durum bazında olması gereken değeri açıklaya uzmanlar, bir çocuğun (2-18 yaş) günlük şeker ihtiyacının 5 çay kaşığı olduğunu ve 2 yaşından küçüklerde ise şeker kullanımı önerilmediğini açıkladı.

çocuklarda şeker tüketimi

ŞEKERİN VERDİĞİ ENERJİ: ŞEKER SARHOŞLUĞU

Uzmanlar, bağırsaklardaki dost bakterilerin eksikliğinde kontrolsüz bir şekilde büyüyen Candina mantarı oluştuğunu belirtti. Bu mantar, şekeri alkole dönüştürürken, çocuğun şeker yedikçe sarhoş olması ve ele avuca sığmayacak hale gelmesinin sebebini açıkladı. Çocuk yapısı gereği hep şeker yemek ister. Çocuğun çok şeker yemesine, şeker dolu gazlı içecekler, meyve suları içmesine izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

çocuklarda şeker tüketimi

ÇOCUKLARDA ŞEKER KULLANIMI AZALTMANIN PÜF NOKTLARI

  • Şeker yerine kuru meyve, kuruyemiş yedirilmeli. Şeker gibi tatlı paket gıdalar eve dahi alınmaması gerekmektedir.
     
  • Meyveli yoğurtlarla yapılan dondurma, ya da sade yoğurt olarak tüketilen gıdalar, çocuğun şeker ihtiyacını karşılamak için ideal olacaktır.
     
  • Çocukların rol model aldığı kişilerde beslenmelerine dikkat etmelidir. Tüketilmemesi gerektiğini söylediği şeyi kendi de tüketmemelidir.
     
  • Şeker tüketimini azaltmanın bir yolu da protein ağırlıklı kahvaltı öğünleri olduğunu belirten uzmanlar, taze sıkılmış meyve suyunun gün boyu şeker ihtiyacını ortadan kaldırdığını belirtmiştir.
     
  • Beslenme eksiklikleri şeker isteğini arttırır, bu nedenle eksiklik görüldüğünde vitamin, mineral, omega-3 yağ asidi desteği mutlaka alınmalıdır.
     
  • Evde atıştırmalıklar hazırlanabilir; şeker ve unla hazırlanan tatlılar yerine, granola tarifler, kuru meyvelerden oluşan yulaf içerikli tatlılar hazırlanabilir.

Çocukların ileride sağlıklı bir hayat sürmesi için, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken konulardan biri de beslenme şekilleridir. Bu alışkanlıklarla beraber kronik hastalıklardan korunması olası durumlar arasında yer alır. Uzmanlar bayram günü tüketilen tatlı ve şeker kullanımları için uyardı. Şeker yiyen çocuklarda kronik hastalıklar baş gösteriyor. Çocuklar bayram da ne kadar şeker tüketilmelidir?

Uzmanlar, bayramda ikram edilen şeker ve tatlılar için uyardı. Özelikle çocuklar üzerinde yetişkinlik hayatı için kronik hastalıklar oluşturabilecek bu tür gıdalardan uzak tutmak gerektiğinin altı çizildi. Yetişkinlere zarar veren bir şeyin çocuklara daha fazla zararının dokunduğunu açıklayan uzmanlar, bayramda uzatılan şekerlerin yanında insülin iğnesinin de ikram edildiğini belirtti. Çocukların ben duygusunun geliştiği dönemde kendi besin tercihlerini yapmaya başlarlar. Okul döneminde çocuğun besin alışkanlıkları aile kontrolünden çıkmaya başlamaktadır.  Bu dönemde genelde sağlıklı besinler yer almaz, rol model alınan arkadaşlarının tükettiği gıdalar çocuğa cazip gelmektedir. 

çocuklarda şeker kullanımı

ÇOCUKLARDA ŞEKER NE KADAR TÜKETİLMELİDİR?

Bireyin tatlıya duyarlılığı doğuştan gelir ve özellikle çocuk yaşlarda kontrolsüzce tüketimi çok daha fazla olur. Şekerin olası zararlarından korunmak için bebeği tatlıyla geç tanıştırmakta fayda olduğunu söyleyen uzmanlar, DSÖ’nün yayınladığı bildirinin altını çizdi. DSÖ, “Şekerden gelen enerji günlük alınan enerjinin yüzde 10’unu ve çocuklarda şeker tüketimi günlük 5 küp şekeri geçmemelidir. Yapılan bir araştırmada çocukların 4 yaşından 10 yaşına kadar olan süreçte toplamda 5500 adet küp şeker tükettiği görülmüştür.” Bu durum bazında olması gereken değeri açıklaya uzmanlar, bir çocuğun (2-18 yaş) günlük şeker ihtiyacının 5 çay kaşığı olduğunu ve 2 yaşından küçüklerde ise şeker kullanımı önerilmediğini açıkladı.

çocuklarda şeker tüketimi

ŞEKERİN VERDİĞİ ENERJİ: ŞEKER SARHOŞLUĞU

Uzmanlar, bağırsaklardaki dost bakterilerin eksikliğinde kontrolsüz bir şekilde büyüyen Candina mantarı oluştuğunu belirtti. Bu mantar, şekeri alkole dönüştürürken, çocuğun şeker yedikçe sarhoş olması ve ele avuca sığmayacak hale gelmesinin sebebini açıkladı. Çocuk yapısı gereği hep şeker yemek ister. Çocuğun çok şeker yemesine, şeker dolu gazlı içecekler, meyve suları içmesine izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

çocuklarda şeker tüketimi

ÇOCUKLARDA ŞEKER KULLANIMI AZALTMANIN PÜF NOKTLARI

  • Şeker yerine kuru meyve, kuruyemiş yedirilmeli. Şeker gibi tatlı paket gıdalar eve dahi alınmaması gerekmektedir.
     
  • Meyveli yoğurtlarla yapılan dondurma, ya da sade yoğurt olarak tüketilen gıdalar, çocuğun şeker ihtiyacını karşılamak için ideal olacaktır.
     
  • Çocukların rol model aldığı kişilerde beslenmelerine dikkat etmelidir. Tüketilmemesi gerektiğini söylediği şeyi kendi de tüketmemelidir.
     
  • Şeker tüketimini azaltmanın bir yolu da protein ağırlıklı kahvaltı öğünleri olduğunu belirten uzmanlar, taze sıkılmış meyve suyunun gün boyu şeker ihtiyacını ortadan kaldırdığını belirtmiştir.
     
  • Beslenme eksiklikleri şeker isteğini arttırır, bu nedenle eksiklik görüldüğünde vitamin, mineral, omega-3 yağ asidi desteği mutlaka alınmalıdır.
     
  • Evde atıştırmalıklar hazırlanabilir; şeker ve unla hazırlanan tatlılar yerine, granola tarifler, kuru meyvelerden oluşan yulaf içerikli tatlılar hazırlanabilir.

Bir çok ebeveyn çocukları için her şeyi yapma eğilimi göstermektedir. En iyisi olmalı diyerek kendilerine uyguladıkları baskı sıklıkla büyük aile sorunlarının başını çekmektedir. Sosyal medyadaki mükemmel annelik ve babalık anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte, mükemmel ebeveyn olma ihtiyacı da yaygınlaşmıştır. Peki mükemmeliyetçi ebeveyn nasıl olunur? Mükemmeliyetçi ebeveynin çocuklara etkisi nedir?

Bir çocuğun başarısını, mutluluğunu ve bundan sonraki yaşamını şekillendiren en büyük etkenlerden biri ailedir. Her anne ve baba çocuğunun en iyi şartlarda büyümesini istemektedir ama mükemmeliyetçi ebeveyn için her şey tam anlamıyla kusursuz olmalıdır. Başarı ve disipline teşvik etmeye çalışırken kendilerine kaygı duygusunu enjekte ederken, çocuklar üzerinde de başarıyı dışarıda aramaya ve başarılı olmadıklarında kendilerini değersizlik duygusuyla atfedebildikleri görünmüştür. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalara göre mükemmeliyetçi ebeveynler, çocukların daha başarılı olması için adım atmak isterken, çocukları belirli bir kalıba koydukları ve çocuğun o kalıbı ist6ememesi gibi bir durumda, aileye karşı utanç duydukları, öfke ve kin besledikleri, sır saklamaya başladıkları ifade edildi.

mükemmeliyetçi ebeyvenlerin çocuklara etkileri

MÜKEMMELİYETÇİ EBEVEYN NASIL OLUNUR?

Bir çok ebeveyn modeli gündelik hayatlarında hatta kendisine karşı dahi mükemmeliyetçi yaklaşımını korumaktadır. Her şeyde başarılı olmak isterler, dolayısıyla kendi büyüttükleri çocuğunda kendi gibi başarılı olmasını beklemektedirler. Çünkü altında yatan sebep aslında kendi doğurup büyüttüğü çocuğun başarısızlığa kendisinin katlanamayacak olmasıdır. Asla yeterince “iyi” hissetmeyen bu insan modeli çocuğun üzerine kurduğu baskı sebebiyle aile ilişki ve bağlarına da zarar verdiği görülmüştür.

mükemmeliyetçi ebeyvenlerin çocuklara etkileri

Bir diğer mükemmeliyetçi ebeveyn tipi de kendisinin olamadığı ama çocuğunun olmasını çok istediği o başarı ve disiplin hayatıdır. Bu anne ve baba tipleri en iyisini kendinden değil ama çocuğundan beklemektedir. Oluşturdukları standartların, mükemmelliğe götüreceğini düşünürken, önünde sonunda bu mükemmellik ihtiyacı geri teper.

mükemmeliyetçi ebeyvenlerin çocuklara etkileri

MÜKEMMELİYETÇİ BİR EBEVEYN OLDUĞUNUZUN İŞARETLERİ

  1. Çokça eleştiri yapmak
     
  2. Çocuğunuz başarılı olamadığında kendinizi suçlamak
     
  3. Diğer anne – babalara bakıp, kendini yetersiz görmek
     
  4. Çocuklarınız için zaten çok şey yapmanıza rağmen, daha fazlasını yapamadığınız için kendinizi suçlu hissetmek
     
  5. Kendi ebeveynlik seçimlerinizi sürekli olarak eleştirip tekrar gözden geçirmek
     
  6. Beklentileriniz çok yüksek olduğu için, soğukkanlılığı sık sık kaybetmek

mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklara etkisi

ÇOCUĞUN MÜKEMMEL OLMASINI BEKLEDİĞİNİZİ GÖSTEREN İŞARETLER

  • Çocuğun ilgilendiği işi yapamadığında, izlemekte zorluk çekip müdahale etmek
     
  • Çocuğu aşırı yönetmek
     
  • Kusursuz bir iş için çocukta baskı oluşturmak
     
  • Çocuğu övmekten çok eleştirmek
     
  • Çocuğun kendi hayalleri sorulmadan, sizin hayallerinizi yapmasına zorlamak
     
  • Çocuğun başarısını kendi başarınız gibi görmek
     
  • Çocuğun sevdiği aktivitelere karşı “sanki dünyayı kurtardı” bakışı ve yorumu yapmak

mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklara etkisi

MÜKEMMELİYETÇİ EBEVEYNLİĞİN ÇOCUKLARA ETKİSİ NEDİR?

Uzmanların yaptığı araştırmalar sonucu açıklamalarında mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocukların üzerinde kurduğu baskı ve zorlama ile birlikte çocukta yetersizlik algısı, sevilmeme, layık olamama kaygısı ve suçluluk duygusu bulunduğu ortaya çıkmıştır.

mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklara etkisi

Dahası, kaygı bozuklukları, stresle baş etme sorunları, sosyal kaygı, kendini ifade edememe gibi birçok zihinsel sorun doğurabilir. Örneğin, ebeveyninin dürüstlükten daha çok başarıya değer verdiği düşüncesiyle, iyi notlar almak için sınavında kopyaya başvurabilir. Halbuki her yaştan çocuğun, doğabilecek sonuçlarından korkmadan, hata yapabilmesi gerekir. Bu deneyimler, çocukların öğrenmeleri için çok değerlidir.

mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklara etkisi

Ebeveynin uyguladığı mükemmeliyetçilik duygusunun çocuğa da geçtiğini açıklayan uzmanlar, çocuğun zaman içerisinde depresyon, yeme- içme bozukluğu, anksiyete gibi zihinsel ve ruhsal sağlık problemlerle de karşılaştığının altını çizdi.

mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklara etkisi

Çok zorlanan ve takdir almayan çocuğun baskının geldiği işi tamamen ortadan kaldırdığı, bıraktığı yani kısaca pes ettiği de görülmüştür.

Son günlerde hastanelerde acil kısımları dolduran çocukların şikayetleri üzerine uzmanlardan bir açıklama geldi. İshal, kusma ve yüksek ateşle seyreden adenovirüs, erken müdahale edilmediğinde tedavi sürecini zorlaştırır. Evde bulunan bebeklere bile bulaşan adenovirüs hakkında merak edilenleri sizler için araştırdık. Çocuklarda adenovirüs belirtileri nelerdir?

Yetişkinlerde göze yerleşerek görme kaybına neden olan adenovirüs, ciddi bir solunum yolu hastalıklarına yol açar. Enfeksiyon oranı yüksek olan adenovirüs, bağışıklığa yerleşerek vücut içinde ciddi deformasyonlara yol açar. Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mine Başıbüyük, özellikle soğukların artığı bir ayda çocuk vakalarında ciddi artış olduğunun altını çizdi. Hastanelerde acil kısımları dolduran çocuk hatsa sayısındaki artışa dikkat çekerek, bağışıklığı zayıf olan çocuklarda virüsün daha hızlı seyrettiğini belirtti. 

çocuklarda zatürreye neden olan virüs

ÇOCUKLARDA ADENOVİRÜS BELİRTİLERİ NELERDİR?

Vücut ağrısıyla başlayan şikayet sonrası hızla ilerleyen belirtiler olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Mine Başıbüyük, tüm sürecin 2 gün veya 2 hafta devam ettiğinin altını çizdi. Ciddi sağlık sorunları bırakabilen adenovirüs enfeksiyon riskine karşı erken tedavinin önemli olduğunu hatırlattı. Başıbüyük, adenovirüsün belirtilerine dair şunları söyledi:

“Boğaz ağrısı, ateş, kusma, ishal, karın ağrısı gibi belirtilerle ilerleyen viral enfeksiyon adenovirüsler göz kapaklarından solunum yollarına, bağırsaklardan mesaneye kadar değişik vücut bölgelerini tutarak farklı klinik tabloya yol açabiliyor.”

adenovirüs çocuklarda farklı seyreder

UZMANLAR UYARDI ADENOVİRÜS ARTIŞTA!

Üst solunum yolları hastalıklarıyla karıştırıldığından bazı anne babaların evde müdahale etme sürecine bağlı çocuklarda ciddi komplikasyonlara yol açtığını söyleyen Büyükbaş, adenovirüsün nadiren gösterdiği durumları ise şöyle sıraladı:

  • Burun akıntısı, hapşırık, boğaz ağrısı ve yutmada zorluk görülebiliyor.
     
  • Konjonktivit, bronşiolit, zatürre, orta kulak enfeksiyonu veya ateş ortaya çıkabiliyor.
     
  • Boğmaca gibi sert öksürük de görülebilir. Gözlerde kanlanma ve kızarıklık yapabilir. Ancak görmeyi etkilemez.
     
  • Bazı türleri bağırsakları etkileyerek karın ağrılarına, kusma ve ishale yol açar.
     
  • Mesaneyi etkilerse idrarda kan görülebilir ve idrar yaparken ağrıya neden olabilir.
     
  • Çok nadiren de menenjit ve ensefalite de neden olabilir.

adenovirüs çocuklarda da görülür

ADENOVİRÜS TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Adenovirüsü kesin tespit eden bir sağlık yöntemi yoktur. Ancak gösterilen belirtilerin seyri halinde bir tedavi yürütülür. Bu süreçte de çocuğun ya da bebeğin sağlıklı beslenmesi önemlidir. Özellikle kusma ve ishale yol açarak ciddi oranda sıvı kaybına neden olur. Bu yüzden serum tedavisi uygulanır. Aynı zamanda beslenmeye yeşil sebzeler eklenmeli. Süreç içinde 3 litreye yakın su tüketilmesi önerilir. Gelişen solunum komplikasyonlarının riskini azaltmak için de serum ve oksijen desteği sağlanır. 

TRT Çocuk, eğitici çizgi filmlerine 3 tane yeni proje ekledi. Hem tarihimizi hem aile yaşantımızı çocuklara eğitici ve eğlendirici olarak aktaran TRT Çocuk, hafızalara kazınan yeni yapıtlarının tanıtımını yaptı.

Ramazan ayı başlamadan çocuklar için yepyeni projeler ekrana gelecek. Sagun, Kehribar ile Boncuk ve Aybek çizgi filmleri çocuklarla buluşacak.

Aile birlikteliğini ve arkadaşlığı anlatan Sagun, tarihteki iyi ve kötünün çatışmasını anlatıyor. Her hafta sonu saat 11:55 ve 18:05’te TRT Çocuk’ta yer alacak.

trt çocuk

Türk kültürünü animasyonla anlatan Aybek problemlerle başa çıkabilmenin yolunu gösteriyor. 26 Mart itibariyle her hafta sonu 10:15 ve 14:35’te ekranlarda olacak.

Kehribar ve Boncuk’un orman maceralarının anlatıldığı güzel bir animasyondur. Okuldan mezun olmak için şartları doğru olarak yerine getirebilecekler mi? 26 Mart itibaren her hafta sonu 10:30 ve 17:40’ta ekranlara yer alacak.